Kişisel motivasyon üzerine notlar..         



            




İkna edici olmak, ister yazılı ister sözlü mesajla olsun, bir satıcının temel mücadelesidir. Bu yazıda, ikna edici mesaj hazırlamanın genel kabul görmüş prensiplerinden bahsedilecektir.
Başarılı iknanın ilk adımı, mesaja karşı tarafın olduğu noktadan başlamaktır.
Satıcının kendi duygu ve düşüncelerinden çok, mesajı aktaracağı tarafın sorunlarına çözüm bulmaya ve ona sağlayacağı faydaya odaklanması gerekir. Bu yüzden ikna edici mesaj hazırlarken dikkat edilmesi gereken ilk nokta, karşı tarafı tanımak ve anlamaktır. Hitap edilecek kişinin yönetim kademesi, eğitim durumu, kültürel kökeni, cinsiyeti, yaşı, satıcıya veya şirkete karşı önyargısı olup olmadığı, konu hakkındaki tecrübesi vb. hakkında olabildiğince çok bilgi, iletişim zeminini düzleştirir. Sıra ikna edici mesajı bilinçli bir şekilde organize etmeye gelir.

Serim
Genel anlamda ikna edici mesajda fayda, duygu ve inandırıcılık öğeleri öne çıkmalıdır.

Fayda öğesi karşı tarafa verilecek gerçekçi sözlerdir. Doğaldır ki, sözgelimi 250.000 YTL’lik bir yatırımın geri dönüşü net ve mantıklı şekilde açıklanmalıdır. Duygu öğesi ise karşı tarafın hislerine, ukdelerine dokunmaya çalışmaktır. Bahsedilen yatırım sonucunda karşı tarafın kazanacağı, örneğin prestij ve takdirden bahsetmek etkileyici olabilir. İnandırıcılık kısmen satıcıya, kısmen de karşı tarafın önyargısına bağlıdır. Yine de satıcı, bilgili, tecrübeli, güvenilir gözüktüğü ve anlatımını gerçeklere dayandırdığı sürece inandırıcı olabilir.

Mesajın giriş bölümü karşı tarafın dikkatini ve ilgisini çekecek şekilde hazırlanmalıdır.

Örneğin, işletme veya sanayi tipi yangın alarm sistemi satışı için mesajın başında “Ateşle oynamayın!” gibi doğrudan bir hitap, “İşyerlerinde en çok hasar hangi kazalardan meydana gelir biliyor musunuz?” gibi merak uyandıran bir soru veya alıntı bir söz ya da olaydan bahsedilerek dikkat çekilebilir.

Karşı tarafın ilgisini çekebilmek için bir ihtiyacın veya isteğin karşılandığına mesajda öncelikle yer verilmelidir. Bu yüzden satılacak ürün veya hizmetin sağlayacağı yararlardan - duygusal öğelerden de faydalanılarak - bahsedilmesi gerekir. “Şirketinizde kaza veya ihmal riskiyle ortaya çıkabilecek yangınlara karşı sahip olduğunuz varlıkları kaybetmemek, operasyonlarınızı aksatmamak ve kimseyi mağdur burakmamak için...” şeklinde devam eden mesaj, giriş cümlesiyle bağlantı kurmuş ve sorunu açıklamış olacaktır.

Bundan sonra, mevcut durum netleştirilmeli ve ardından çözüme doğru gidilmelidir.

Düğüm
Karşı tarafın ilgisini çektikten sonra, onu ikna etmek için sağlam deliller göstermek gerekir. Hikayeler, örnekler, istatistikler, uzman görüşleri, tanım ve açıklamalar, karşılaştırmalar anlatılarak karşı tarafı bilgilendirmek ve inandırmak önemlidir.

Hikayeler, insanların başından geçmiş ya da geçmemiş olaylar olabilir. Amaç, durumu karşı tarafın gözünde canlandırmasını ve böylece konuya yakınlık kurmasını sağlamaktır. İşyerleri için yangın alarmı örneğine dönecek olursak, yakın zamanda bu yangın alarmını alan bir müşterinin yaşadığı olaydan ve alarm sistemi sayesinde vakanın hasarsız atlatılmış olduğundan bahsedilebilir.

Alarm sistemini kullanan ünlü veya referans kişilerden, büyük işletmelerden örnekler verilmesi de güçlü bir etki yapacaktır.

İstatistikler, aşırıya ve kafa karıştırnaya yol açmadığı sürece, çok sağlam delillerdir. Son zamanlarda meydana gelen yangın olayları, bunların meydana getirdiği kayıp miktarları, güvenlik tedbiri almış yerlerdeki durum vs. bilgilendirici veriler olacaktır.

Uzman görüşleri, güvenilir kaynaklardan alıntılar yapılarak kullanılabilir. Yukarıdaki örnek için, bir sigorta şirketi yöneticisinin alarm sistemi hakkındaki olumlu görüşü ve kullanıcıların sigorta primlerinde indirim yapıldığını açıklaması karşı tarafı etkileyecektir.

Konuyu netleştirmek veya derinleştirmek için tanım ve açıklamalar yapılabilir. Alarm sistemi hakkında karşı tarafın bilgi düzeyi yüksekse ve konu ilgisini çekiyorsa, sistemin işlevlerinden, teknik özelliklerinden, işletim süreçlerinden sözetmek yararlı olacaktır.

Karşılaştırmalar ve kıyaslar, konunun daha iyi anlaşılmasına yardım edecektir. Alarm sistemi kullananlar ile hiç tedbir almamış veya daha zayıf sistem kullanılan yerler arasındaki farkların anlatılması yaralanılabilecek bir başka yöntemdir.

Satılacak ürünün maliyeti, alıcı için elbette önemlidir. Eğer bir fiyat avantajı varsa, satıcı bunu mutlaka öne sürmelidir. Eğer böyle bir durum yoksa satıcının (a) 2.000 YTL’lik alarm sisteminin, alıcının yaklaşık 200.000 YTL değerindeki varlığını koruduğu, (b) Yangından dolayı muhtemelen aksayacak operasyonların daha büyük bir maliyeti olacağı, (c) Alarm sisteminin ürün kalitesi, performansı ve uzun ömrü gibi farklı noktalara değinmesi işe yarayabilir.

Örnekler çoğalabilir. Satıcı duruma uygun olarak delillerin şeklini, sayısını, uzunluğunu organize etmelidir. Unutulmamalıdır ki amaç konferans vermek değil, karşı tarafı etkili yoldan ikna etmektir.

Çözüm
İkna edici mesajın sonuna gelindiğinde yapılması gereken, o ana kadar söylenenleri toparlamak, hedef göstermek ve hareket planı önermektir.

Toparlama kısmında önerinin yararları ve sonuçları tekrar hatırlatılmalıdır.

Hedef gösterirken, alıcı tam olarak ne alınması, hareket planı önerirken de nasıl alınması gerektiğini mutlaka anlamalıdır. Alarm sistemi satıcısı, alıcıya hangi modelin uygun olduğunu, siparişin nasıl geçildiğini, teslim ve ödeme şartlarını açıkça belirtmelidir.

Hareket planıyla ilgili bir başka konu, alıcının kısa zaman içinde aksiyona geçmesini sağlamaktır. Tecrübeli satıcılar bilir ki, alıcı kısa zamanda harekete geçmezse, bir daha geçmesi çok daha zordur. Bu yüzden, pozitif teşvikler (ör. belli bir tarihe kadar fiyat indirimi) veya negatif teşvikler (ör. sınırlı sayıda ürün stoğu) satıcılar tarafından sıkça kullanılır.

Çözüm bölümünün sonunda, girişteki gibi çarpıcı veya esprili olmaya ve karşı tarafın mesajdan tatmin şekilde ayrılmasına özen gösterilmelidir.

Buraya kadar anlatılan ikna edici mesajlarda serim, düğüm ve çözüm sürecini toparlayacak olursak; Mesaj ilk bakışta karşı tarafın dikkatini ve ilgisini çekmeli, ardından delil olarak bilgilendirici ve inandırıcı örnekler vermeli, sonunda ise çözüm ve hareket planı önermelidir. Unutulmamalıdır ki, başarılı iknanın temel kuralı, olaya karşı tarafın bakış açısından yaklaşabilmektir.

Başarılı olmak için hazırlık yapın ve araçlarınızı etkin kullanın. Rolünüz küçük olsa da oyununuz büyük olsun.

Hüseyin Çomu, Çukurova bölgesine örnek olan başarılarını şöyle anlatıyor


Sunar Grup'un, temelleri 1970 yılında Adanada çeltik ve çırçır fabrikasıyla atıldı. İlk fabrika un üretimi için kuruldu. Bunu, yem ve yağ fabrikaları izledi. Grup, her yeni yatırımla biraz daha büyüdü. 40 yıl içinde ciro 300 milyon liraya, çalışan sayısı ise 650'ye yükseldi. Geçen yıl ise tek başına Türkiye'nin toplam mısır yağı ihracatının 4'te 1'ini gerçekleştirdi. Bugün Haribo, Kent gibi büyük gıda üreticilerinin önemli tedarikçileri arasına girdiklerini söyleyen grubun ikinci kuşak temsilcisi ve yönetim kurulu üyesi Hüseyin Çomu, "Başarımızı krizlere borçluyuz. Krizler olmasaydı fırsatlar çıkaramazdık" diyor. Hedefi ihracatı 100 milyon dolara çıkarmak olan Çomu, Çukurova bölgesine örnek olan başarılarını şöyle anlatıyor:

CİRO 5 KATINA ÇIKACAK
"Büyümemizdeki temel etken Türkiye'nin yaşadığı krizler sonrası ani kalkış noktaları oldu. Daima kendi kaynaklarımızla yatırım yapmayı tercih ettiğimiz için kriz sonrasındaki yükselişleri yakalayabildik. Bu nedenle krizler sonrası hep büyüyen ve atılım yapan bir grup olduk. Sürekli sürdürülebilir büyümeyle ülke ekonomisinin kırılma noktalarını avantaja çevirmeyi başardık. Bütün dünyada gıda sanayi artık daha çok önem verilen bir sektör haline geldi. Büyüme trendinin ve potansiyelinin çok yüksek olduğu yağ sanayinde ciromuzu 5 yıl içinde 4 katına çıkarmayı hedefliyoruz. Vizyonumuz, Sunar'ı uluslararası tanınan başarılı bir marka haline getirmek.

HALKA AÇILMAYI HEDEFLİYOR
4 yıl içinde 50'den fazla ülkeye ihracat yapar hale geldik. Geçen yıl 11 uluslararası fuara katıldık. Uluslararası bir şirket olma yolunda emin adımlarla yürüyoruz. Sadece ürün satma anlamında değil, bugün 5 ülkede ciddi alımlar yapan ticari istasyonlarımız, hatta satış yapan aracı kuruluşlarımız var. Bir sonraki hedefimiz ise halka açılmak.Tüm bu süreçte insan kaynakları en başından beri en çok önemsediğimiz konu oldu. Bu konuda doğru adımlar atıp doğru yatırımlar yaptığımız için insan kaynakları konusunda sorun yaşamadık. Bunun dışında teknolojiyi ve bilgi sistemlerini hep yakından takip ettik. Her yıl sistemlerimize yeni yatırımlar yaptık.

"EN ÖNEMLİSİ PAZARLAMA"
KOBİ'lerin vizyonlarını geniş tutması gerekiyor. Mutlaka dünyaya açılmak lazım. Burada en önemli konu pazarlama. Bir malın sadece üretilmesinin değil, sunulma şeklinin de önemli önemli olduğu bir dönemdeyiz. Pazarlama, bizim için ciddi bir yatırım alanı olmaya devam ediyor. Özelikle sıvı yağ üretimine başladığımız Elita Gıda'nın kurulmasından sonra, 25 yıllık kariyer hayatımda pazarlamanın önemini daha çok hisseder oldum. Son tüketicinin reaksiyonlarını görmek, beklentilerini anlamak, tüketiciye doğru ürün ve yöntemlerle ulaşmak, ürünlerin tanıtımını yapmak gibi her biri ayrı uzmanlık isteyen konularda da başarı sağladık."
Vişne, kiraz ve elma üretimiyle ünlü Sultandağı'nda firmalar, satışları artırıp tüketicilerin dikkatini çekebilmek amacıyla çeşitli yöntemlere başvuruyor.
Yılda yaklaşık 10 bin ton elmanın piyasaya sürüldüğü ilçede bir firma, kırmızı renkli elmalara ''gülen yüz'' simgesi yerleştirdi. Özellikle çocukların ilgisini çeken ''gülen yüzlü elmalar'', alışveriş merkezlerinden yoğun siparişler alıyor.
Firma sorumlusu Mehmet Top, elma satışlarını artırabilmek için çeşitli yöntemlere başvurduklarını ve özellikle çocuklu ailelerin ilgisini çeken gülen yüzlü elmaları piyasaya sürdüklerini söyledi.
Bu elmaları, alışveriş merkezlerinin isteği üzerine yetiştirdiklerini belirten Top, şöyle konuştu:
''Gülen yüzlü elmalar, satışlarımızı artırdı. Özellikle alışveriş merkezlerinden yoğun siparişler geliyor. Alışveriş merkezlerinin manav reyonlarında gülen yüzlü elmaların bir albenisi, cazibesi oluyor. Ailece gidildiğinde çocukların yanı sıra biz bile 'Bu nasıl bir elmadır?' deyip alabiliyoruz. Elmaların üzerine yaptığımız 'gülen yüz' uygulamasında elmanın fiyatı değişmiyor. Fiyatları, elmanın kalitesine göre belirliyoruz.''
''Gülen Yüzlü Elma'' Nasıl Yapılıyor?
Gülen yüzlü elma yapımına ilişkin bilgi veren firma sahibi Mehmet Top, elmalar henüz olgunlaşmamışken kadın işçiler tarafından bir haftada ''gülen yüz'' simgelerinin ürünlere yapıştırıldığını, meyve olgunlaştıktan sonra da şeklinin açıkça görülebildiğini bildirdi.
Top, istenen bir isim ya da şekli elmalara uygulamanın mümkün olabildiğine işaret ederek, bu sayede elmaların daha çok dikkati çektiğini kaydetti.
Soğuk hava deposunda beklettikleri gülen yüzlü elmaları, siparişler üzerine müşterilere gönderdiklerini ifade eden Top, ellerinde az sayıda gülen yüzlü elma kaldığını ve yeniden üretmeyi planladıklarını sözlerine ekledi.
Bu başarı getiren ilginç inovasyon fikri için girişimci Mehmet Top'u tebrik ediyor, Haber7 kaynaklı alıntı haberimizi tüm okurlarımızın ilgi ve bilgisine sunuyoruz.
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

5 DUYULU PAZARLAMA

Bir markanın tanıtımının yapılmasındaki en etkili yöntemlerden biri de pazarlama. Öncelikle ürününüzü doğru geliştirmeli ve rekabetçi bir şekilde konumlandırmalısınız. Satış kanalında görünürlüğünü sağladıktan sonra fiyatını doğru belirlemeli ve tanıtımını gerçekleştirmelisiniz. Sonrasında ise tüm pazarlama aktivitelerini düzenli olarak değerlendirerek rekabetin ve piyasanın getirdiği yeni koşullara göre tekrardan ele almalısınız. Tüm bu pazarlama unsurlarının bütünü sizin markanızı oluşturuyor. Ancak günümüzde ortaya çıkan rekabetçi ortam ve teknolojik gelişmeler, pazarlama alanını bir adım daha ileriye taşıyor. Markalar, farklılığı yakalamak, marka bilinirliğini artırmak ya da sadakat oluşturmak için artık bütünleşik bir yol izliyorlar. Bunu yaparken de görünümünden kokusuna, kullandığı işitsel yayınlardan verdiği hisse kadar 360 derecede tüketicisini yakalamaya çalışıyorlar. Yurtdışında gitgide popüler olmaya başlayan ve Türkiye’de de markaların yakın markajında olan bu pazarlama trendi ‘zihinsel pazarlama’ olarak adlandırılıyor. Zihinsel pazarlama, tüketicinin koklama, görme, duyma, tatma ve hissetme gibi duyularına hitap eden yeni bir pazarlama şekli. ICM Marketing at Retail Başkanı Volkan Keskinoğlu, Türk markalarının henüz alışma sürecinde olduğunu fakat global markaların hızla bu trende ayak uydurduğunu belirtti ve şu açıklamalarda bulundu: “Tüketici satın alma kararlarının % 79’unu satın alma noktasında veriyor. Bunu iyi kullanan markalar, her zaman bir adım öne geçiyor. Abercrombie&Fitch markası bunun güzel bir örneği. Markanın hangi mağazasına girerseniz girin aynı ışık sistemi, kışkırtıcı müzik ve koku. Bu tamamen profesyonelce düşünülmüş, başarılı bir strateji. Almanya’nın bir bölgesinde ilk Abercrombie&Fitch mağazası açılmadan iki hafta kadar önce fizikleriyle dikkatleri üzerine çeken erkek modeller, üzerlerine Abercrombie&Fitch kokusunu sıkıp, markanın kıyafetlerini giyerek kalabalık caddelerde ikili ve üçerli gruplar halinde yürüdüler. Ortalamanın oldukça üzerinde fiziğe sahip bu modellere bakan insanların çoğu, bunun Abercrombie&Fitch’in bir tanıtımı olduğunu görsel ve kokusal algılarını kullanarak anladılar. Bu pazarlamanın geldiği son noktayı görmek açısından inanılmaz bir örnek.  Türk markalarından bir örnek verecek olursak, yakın zamanda Türk Hava Yolları da özel olarak binasında, uçak ve lounge’larında koku kullanmaya başlayacak.” Türkiye’de zihinsel pazarlama konseptinin daha çok yeni olduğunu ve henüz tam oturmadığını belirten Volkan Keskinoğlu, sözlerini şöyle tamamladı: “Markalar yeni yeni koku pazarlama ile tanışmaya başladı. Türkiye’de havalimanlarından benzin istasyonlarına, otellerden mağazalara kadar pek çok marka şu anda bu konseptle tanışma aşamasında. Tüketici henüz herhangi bir markayı duyusal olarak eşleştirdiği donelere sahip değil. Bu durum, bu alanda hizmet sağlayabilecek üretici ve danışman firmaların da yolunu açıyor.”
Programla girişimcilerin, teknoloji ve yenilik odaklı iş fikirlerini, katma değer ve nitelikli istihdam yaratma potansiyeli yüksek teşebbüslere dönüştürebilmeleri için, fikir aşamasından pazara kadar olan faaliyetlerin desteklenmesi, böylece nitelikli girişimciliğin özendirilmesi ve uluslararası rekabet gücü olan, yenilikçi, teknoloji düzeyi yüksek ürün ve hizmetleri geliştirebilen başlangıç firmalarının oluşturulması amaçlanmıştır.
Program kapsamında girişimcilere girişimcilik eğitimi verilmekte, ayrıca sanayi deneyimi olan rehberler ile girişimciye teknik, ticari ve idari konularda destek sağlanmaktadır.
Program, yenilikçi iş fikirlerinin aşamalı olarak ticari ürün/hizmete dönüştürülmesine yönelik olarak aşağıda belirtilen 4 aşamadan oluşmaktadır:
a) Aşama 1; girişimcinin iş fikri başvurusunu sunduğu ve bu fikrin olumlu değerlendirilmesi durumunda girişimciye bu fikri bir iş planı ile projelendirmesi için isteğe bağlı olarak girişimcilik eğitimi ve TÜBİTAK’ın uygun gördüğü durumlarda rehber desteği sağlanan aşamadır. Aşama 1, girişimcinin iş planını hazırlaması ile sona erer.
b) Aşama 2; iş planı başvurusunun değerlendirilmesi sonucu başarılı bulunanlar için girişimcinin sermaye şirketine teminat alınmaksızın hibe olarak sermaye desteği sağlanarak iş planı çerçevesinde kavramsal tasarım, teknik ve ekonomik fizibilite, teknolojik doğrulama (ön prototip, demo, benzetim, yazılım algoritması vb) çalışmalarının gerçekleştirildiği aşamadır. Aşama 2 boyunca kuruluşun isteğine bağlı olarak TÜBİTAK’ın uygun gördüğü durumlarda rehber desteği sağlanabilir. Aşama 2’de gerçekleştirdikleri çalışmaların çıktıları ticarileşme potansiyeli taşıyan firmalara, hazırlayacakları “ticarileşme iş planı”, izleyici ve varsa rehber raporları değerlendirilerek doğrudan Aşama 4’e geçiş onayı verilebilir.
c) Aşama 3; bu aşamanın amacı kuruluşun bir önceki aşamada gerçekleştirdiği çalışmaların ve elde ettiği çıktıların, Ar–Ge çalışmalarıyla daha da geliştirilerek ticarileşmeye konu olabilecek veya uygulamaya aktarılabilecek bir ürün/sürecin ortaya konmasıdır. Firmanın proje önerisi hazırlayarak TÜBİTAK KOBİ Ar-Ge Başlangıç Destek Programı’na başvurması sonucu teknolojik doğrulaması kabul edilmiş projenin bu programa özel kriterler doğrultusunda değerlendirilmesi ile başlar. Bu aşamada detay tasarım, ticari prototipin geliştirilmesi, denemeler ve saha testleri gibi faaliyetler gerçekleştirilir. Aşama 3’te desteklenerek bu aşamayı başarı ile tamamlamış ve çıktıları ticarileşme potansiyeli taşıyan projeler için Aşama 4’e geçiş onayı, kuruluşun hazırlayacağı “ticarileştirme iş planı” ve izleyici raporları değerlendirilerek verilir.
d) Aşama 4; kuruluşun talebi üzerine TÜBİTAK’ın girişim sermayesi firmalarına mektup göndererek, kuruluşa veya proje çıktısına ortak olmaya davet ettiği ve/veya çıktıların satışını kolaylaştırmak üzere belirli aralıklarla proje pazarları düzenlediği/desteklediği aşamadır.

SADAKATA GÜVENME, DÜKKANIN NEŞELİ OLSUN



Perakende Günleri’nin en ilginç konuşmacılarından Rick Segel de ‘müşteri sadakati’ kavramının geçerliliğini yitirdiğini düşünenlerden. . . Başarılı olmak isteyen kuruluşlara, her şeyden önce müşterilerine ‘neşeli ortamlar’ yaratmalarını öneriyor. ‘Kimse sevmediği insanlardan alışveriş yapmak istemez’ diyen Segel’in uyarısı özetle şöyle: Neşe insanları birbirine yakınlaştıran, bağlayan, sevilmeyi ve sürekli hatırlanmayı sağlayan bir enstrümandır, onu kullanmayı ihmal etmeyin. Neşe, işyerine bağlılığı artırmanın en kolay ve ucuz yoludur, bariyerleri yıkar, motivasyon sağlar, yaratıcılığı teşvik eder, dikkat çeker, neşe ile alınan mesajlar akılda kalır. . .
Son yıllarda, trendleri ve tüketici davranışlarını doğru yorumlayan herkes aynı görüşü savunuyor; müşterilerin bir ayağı dışarıda, her an rakiplere yönlenebilirler ve bundan da hiç bir şekilde vicdan azabı çekmezler. Perakende Günleri’nin en ilginç konuşmacılarından olan Rick Segel de müşteri sadakati kavramının giderek geçerliliğini yitirdiğini düşünenlerden. Bu yüzden, başarılı olmak isteyen kuruluşlara, öncelikle mevcut müşterilerini kaybetmemek için çaba göstermelerini ve her şeyden önce müşterilerine neşeli ortamlar yaratmalarını öneriyor.
‘Beklentileri aşın’ Ticarette sadakat, tıpkı özel yaşamdaki gibi birbirini anlama, özen gösterme, karşı tarafı kaybetmemek için çaba harcamanın sonucunda olabiliyor. Aslında ticarette sadakat son derece tek taraflı. Müşteri tıpkı her an gidebilecek bir sevgili konumunda, kuruluşlar onu kaybetmemek için sürekli tüm dikkatlerini ona ayırmak ve onu memnun kılmak zorundalar. Sevgilinin geçmişteki mutlu günlerin hatırına kendilerine sadık olacağını ve terk etmeyeceğini düşünenler, şaşkınlık içerisinde yanıldıklarını görüyorlar.
Sadakat için her şeyden önce karşı tarafı iyi anlamak gerekiyor. Rick Segel durumu harika bir cümleyle özetliyor: “Kimse sevmediği insanlardan alışveriş yapmak istemez. ” Segel, yoğun bir rekabet içinde, müşterinin internetten bazen satıcının kendisinin bile bildiğinden daha fazla şey öğrenebildiğini, televizyon seyrederken bir telefonla alışveriş yapabildiğine dikkat çekerek baskıcı satıcılar döneminin kapandığını belirtiyor. Perakendecilere her şeyden önce satış yapma şekillerini değiştirmelerini, müşterilere yaklaşımlarını yeniden gözden geçirmelerini öneriyor. Segel, müşteri hizmetinin iki boyutu olduğunu; ilk izlenimi, güven yaratmayı yani ilişki kurmayı kapsayan insani boyutu atlayarak, satış boyutuna geçilemeyeceğini belirterek şunları söylüyor: “Mağazacılar yeni işiniz beklenti yönetimi! Mağazanıza gelen müşterinin sadece beklentisini karşılamak değil onu aşmak, çevrenizdeki tüm rakiplerinizden farklılaşmak zorundasınız. Kibar, baskıcı olmayan satıcılarınız, tertemiz, güvenli ve rahat bir mağazanız, değişik ve kaliteli ürünleriniz var ve beklentileri karşılıyorsanız pek çok rakibiniz gibi şimdi neşeyi ve yaratıcılığı kullanarak beklentileri aşmanın zamanıdır. ”
Müşterinin sevgisini kazanmanın dokuz yolu
Segel’in müşterinin sevgisini kazanmak isteyenler için önerdiği dokuz ipucu şöyle:
1. Hizmet vermek için orada olduğunuzu unutmayın, kimse her şeyi bildiğini düşünen insanlardan hoşlanmaz. Egonuzu mağazanın kapısında bırakın!
2. Kompliman yapın, mutlu olsun. Kendini iyi hisseden birisine mi, yoksa mutsuz birisine mi satış yapmak kolaydır?
3. Kendinizi telefon, mail vb. yoluyla hatırlatın. Mesajlarınıza neşe ekleyin ki diğer mesajlar arasından sıyrılsın.
4. Neşe insanları birbirine yakınlaştıran, bağlayan, sevilmeyi ve sürekli hatırlanmayı sağlayan bir enstrümandır, onu kullanmayı ihmal etmeyin.
Neşe, işyerine bağlılığı arttırmanın en kolay ve ucuz yoludur, bariyerleri yıkar, motivasyon sağlar, yaratıcılığı teşvik eder. Dikkat yoksa iletişim yoktur. Neşe dikkat çeker, neşe ile alınan mesajlar akılda kalır. İşletmelerin ‘her sabah gelmek istenilen bir yere dönüşmesi’, yöneticilerinin astlarına aktardıklarının anlaşılır olması ve akılda kalması ancak işyerinde neşe ile mümkündür.
5. Mağazanızda neşe yaratacak her fırsatı değerlendirin, merak uyandırın! Müşterilerinizde merak uyandırmanın maliyeti çok düşük, geri dönüşü çok büyüktür.
6. Başarılı promosyonlar, mevcut ve potansiyel müşterilerinizin mağazanız hakkında konuşmasını, dilden dile reklamınızın yapılmasını sağlar. Promosyon ne kadar ilginç olursa, o kadar bedava reklam yaparsınız ve günümüzde hâlâ en etkili reklam dost tavsiyesidir.
7. Promosyon kararını verirken şu sorulara cevap arayın; ‘Satışlarımı arttıracak, mağazamı fark edilebilir yapacak mı?’ Müşterilerim ve personelim için eğlenceli olacak mı?
8. Mağazanızda heyecan ve trafik yaratmanın başka bir yolu da indirimlerdir. Her mağazacı indirime ihtiyaç duymayacağı günleri hayal eder ancak gerçek böyle değildir, satmayan ürünlerden kurtulmak için indirim kampanyalarına ihtiyacımız vardır. Başarılı bir indirim kampanyası nelere sahip olmalıdır? ‘Bir temaya, bir isme, bir başlangıç ve daha da önemlisi bir bitiş tarihine!’ Tüm müşterilere duyurulmaya! Ve en önemlisi ‘neşeye’.
9. İndirim kampanyaları müşterilerinizi bir festival havasına sokabilecek neşeye sahip olmalıdır. Merak uyandıracak mı? Bir gazeteye haber olacak kadar iyi fikir üretebildim mi? Gibi soruların cevabı ‘evet’ olmayabilir. Başlangıç önemlidir. Her promosyonunuz bir öncekinden iyi olsun, yaparken öğrenin ve promosyonlarınızı geliştirin.
Kaynak: Fatoş Karahasan,19. 10. 2004 Milliyet Gazetesi


Zengin Eden En Salak 10 Fikir Diyorlar, Sizce? 


Bazen aklımıza ilginç fikirler gelir. Bu fikirleri uygulamadan önce çevremizdekilere danışırız. Acaba bu fikir tutar mı diye...Demek ki herşeyi de danışmamak gerekiyormuş...Düşünsenize bu fikirler için ne derlerdi?
(Örnek: Manyakmısın olum yaa kim alır bunları.Bırak hayalperestliği de adam gibi gir bir işe çalış.)
Bazen cesaret edipte aklınıza gelen fikirleri hayata geçirirseniz...Hayal bile edemeyeceğiniz bir dünyaya adım atabilirsiniz belki de...Fikirlerinizi gerçekleştirmeniz dileğiyle...
10. Lucky Wishbones
Birisi gelipte size sahte lades kemiği yapıp internetten bunu satarsak , buyuk para kazanırız derse, ne diyeceğinizi , ne söyleyeceğinizi üç aşağı beş yukarı tahmin edebiliyorum  Dünyada kim sahte lades kemiğine ihtiyaç duyabilir ki ? Birçok insan bizim düşündüğümüz gibi düşünmediğini şöyle açıklayabilirim ki, bu parlak zekalı adam (Ken Ahroni) gunde tam 30,000 sahte lades kemiğini internetten satıyor. Evet yanlış okumadınız yazıyla otuz bin adet ...!!?? Peki şimdi buna hazırlıklı olun 2006 satış rakamı 1 milyon doları bulmuş ????
09. TruGamerz
Süet kaplama oyun konsolları, joystick desem, jel kaplama analog joysticler için butonlar desem! Kim boyle birşey satın almak ister ? Kısa sürede şöhreti yakalayıp yarım milyon doları geçen satış rakkamları ve retailer ları ise WallMart, target.com, amazon.com la TruGamerz...!
08. Designer Diapers Bags
34 yaşında üç çocuk annesi Christie Rein çantasının içinde bebek bezlerinin ezildiği , şeklinin bozulduğunu gorunce aklına Kasım 2004 de bebek bezlerini içine koyabileceği compact, şık bir mini çanta aklına geliyor ve bunu kocası Marcus ile paylaşıyor. Marcus dizaynında yardımcı olarak hem seyahat için buyuk hemde gunluk kucuk 4 adet bebek bezine kadar alabilen bebek bezi çantası üretiyorlar. Bebek Bezi Çantası ! Sonuç mu ; 2005 yılı $180 bin dolar üzerinde satış, 22 değişik çeşit, online satış, 120 butik tanesi $14,90 dan...
07. PositivesDating.com
Kim HIV positive birisi ile buluşmak arkadaş olmak ister? Paul Graves and Brandon Koechlin bazılarının bunu isteyeceğini düşünmüş ve bir HIV positive lilerin buluştuğu bir arkadaşlık sitesi kurmuş . 2006 yılı kazancı $110 bin dolar ve daha iki yıl bile olmadan 50 bin üye...
06. FitDeck
Bir deste oyun kağıdı düşünün ama bunu diğerlerinden ayıran şey ise 50 değişik farklı seviyelerde vücut egzersizlerinin yer alması. Her kağıt , 3 seviyeden oluşuyor; yeni başlayanlar , ortaseviye ve ileri seviye ve bu egzersizler tamamen ekipman , araç gerektirmeden yapılabiliyor. İlk duyduğunda gereksiz diyebilirsin ama Phil Black geçen seneki satışının $4.7 milyon olduğunu beyan etmiş.
05. AntennaBalls
Anten Topu, evet antenlerin tepesine takılan sevimli ??? topları , (bu arada artık eski tarz antenler kaldı mı ???) internetten online olarak satmak. Hiç şansı yok di mi ? Ve bu seni kesinlikle zengin yapmaz! Ama Jason Wall böyle düşünmedi ve o şimdi milyoner...
04. LaserMonks
LaserMonks Manastıra gelir sağlayan bir yan kuruluş. Manastır buradan kazandığı kazanç ile birçok yardım kuruluşana destek oluyor. Burada kartuşlarınızı yeniden doldurarak, fax veya fotokopi makinası , kırtasiye malzemeleri satarak , buradan aldığınızda sizinde bu çorbada tuzunuzun olmasını sağlayan bir kuruluş . 2005 yılı satış rakkamı tam $2,5 milyon...
03. SantaMail
Köpeklere online gözlük satmak ! ! ! Bu herhalde en aptal ticari fikir ? Bu şekilde milyoner olup, dünyanın heryanında dükkanın olacağına kim inanırdı ?
02. SantaMail
Peki bu parlak fikre ne diyeceksiniz ? Alaska, Kuzey Kutbundan bir posta adresi alıp , Noel Baba numarası yapıp , çocuğunu kandırmak . $10 a bunun sizin yerinize yapan kişi ise Byron Reese. Bu cinfikirli 2001 yılından beri tam tamına 200.000 mektup gondermiş. Bu da bunu biraz milyoner yapmış, bu sefer rakamı yazmıyorum siz hesaplarsınız
01. Million Dollar Homepage
Bunu eminim birçoğunuz biliyorsunuzdur listemizin zirvesindeki Alex Tew isimli 21 yaşındaki genç, birgün yatağına uzanıp harçlığını çıkarması için yapabileceklerini bir kağıda karalarken bu fikri buluyor. Fikir gayet basit; bir site yapacak, siteyi 1 milyon pixele bölüyor ve her pixeline reklam almak için $1 dan satıyor. Sonuç $1 milyon doları oluyor çok kısa bir zamanda ve hemen yeni projesini hayata geçiriyor, bu sefer popularitenin getirdiği bir zamla pixel başına $2 , buradan kazanacağı $2 milyon doların $1 milyonunu ise siteyi ziyaret eden tıklayan birisine vereceğini söylüyor. 3. adımını hayretle izliyoruz Alex ...




Geleceğin pazarlama planı
Geleceğin pazarlama planında rekabete adanmış daha fazla sayfa olacaktır. Bu plan pazar katılanlarının tümünü dikkatlice analiz edecektir. Rakiplerin zaaflarının ve kuvvetli yanlarının listesini oluşturacağı gibi bunlara karşı hücum ve savunma planlarını da içerecektir.
Gün gelecek, plana kilit rakip pazarlama elemanlarının en beğendikleri taktikleri ve çalışma stillerini içeren (II. Dünya Savaşında Almanların Müttefik Komutanlar için tuttuklarından farklı olmayan) bir dosya bile eklenecektir.
Geleceğin pazarlama elemanları için bütün bunların anlamı nedir?
Bunlar pazarlama savaşı yapmaya hazırlıklı olmaları gerektiği anlamına geliyor. Başarılı pazarlama kampanyaları giderek daha sık askeri kampanyalar gibi planlanacaktır.
Stratejik planlamanın önemi giderek artacaktır. Şirketler rakiplerine nasıl hücum edileceğini, nasıl kanat harekatı yapılacağını, mevzilerini nasıl savunacaklarını ve nasıl ve nerede gerilla savaşı yapacaklarını öğrenmek zorunda kalacaklardır. Rakip hamlelerini önceden kestirmek için daha iyi istihbarat yapacaklardır.
Başarılı pazarlama elemanlarının büyük asker generalleri yaratan özellikleri  cesaret, sadakat ve sebat  sergilemeleri gerekecektir.

Belki de Clausewitz haklıydı
Belki de pazarlama, düşmanın rakip, hedefin de muharebe kazanmak olduğu bir savaştır.
Bu ayrıntıların göz ardı edilmesi midir? Gerçekten de değil. Futbol oyunu ile pazarlama mesleğini karşılaştırın.
Futbolda en çok gol atan takım oyunu kazanır. Pazarlama oyununu da en fazla satış yapan pazarlama takımı kazanır. Buraya kadar eşittirler.
Fakat pazarlama oyununu oynayacağınız gibi futbol oynamayı deneyin.
Haydi, bir pazarlama yöneticisini futbol oyununa sokalım ve onu gol çizgisini gol yapılacak yer, yani satış yapılacak yer, olarak saptarken seyredelim. Sonra onu takımı dizerken ve topla birlikte gol çizgisine doğrudan yönelirken seyredelim.
Futbolda doğrudan saldırının bazı ölümcül felaketlere yol açabileceğini bilmek için spor uzmanı olmanız gerekmez.
Futbolda atlatarak, ardına dolaşarak, rakibin oyunun bozarak kazanırsınız. Skor tabelasındaki goller, sadece bu işleri ne kadar iyi becerebildiğinizin yansımasıdır.
Savaşta da düşmanı atlatarak, ardına dolaşarak ve direncini kırarak kazanırsınız. Ele geçirdiğiniz arazi parçası, sadece bu işleri ne kadar iyi becerebildiğinizin yansımasıdır.
Pazarlama neden farklı olsun?
Neden yüzlerce pazarlama kavramı tanımı, neredeyse asla, rekabet sözcüğünü anmaz? Veya çatışmanın temel doğasını önermez?
Bugün şirketler arasındaki çatışma, pazarlamanın gerçek doğasıdır. insan ihtiyaçlarının ve isteklerinin tatmin edilmesi değil.
Eğer iş dünyası rekabeti sırasında insanların ihtiyaçları ve istekleri tatmin ediliyorsa, rekabetin devam etmesine izin vermek toplumun yararınadır. Ancak, pazarlamanın esas doğasının ne olduğunu unutulmayalım.

Pazarlama savaşının savunmasında
Askeri kuralların pazarlamaya doğrudan uyarlanmasına itiraz edebilirsiniz. İnsanlar bize, savaş, savaş zamanında yeterince ürkütücüdür, barış zamanına taşımayın dediler.
Serbest girişim sistemine karşı olan herhangi bir kimse, sistemin içinde pazarlama savaşı kuralları ile hareket eden katılımcıların olmasına da muhtemelen karşı olacaktır. Olsun varsın.
Serbest girişim sistemini savunan kişiler bile pazarlama savaşının çok ileri gittiğini düşünebilirler. Eğer siz de bunlardan biriyseniz, size analojinin kendinden çok savaş analojisinin sonuçlarını dikkate almanızı hararetle önereceğiz.
Amerikan iş dünyasının yaklaşık son on yıllık tarihi, RCA, Xerox, Western Union ve diğer şirketlerin, savaş kurallarını uygulayarak kayda geçmiş korkunç parasal kayıplardan kaçınabileceklerini göstermektedir. Savaşı araştırmak, sadece nasıl kazanılacağını araştırmak değildir. Nasıl kaybedilmeyeceğini öğrenmek de aynı derecede önemlidir.
Amerikan ekonomisi, pazarlama gladyatörlerinin savaş sanatında ustaca rekabetinden daha çok, sınırsız ve anlamsız şirket saldırganlıklarından korkmalıdır.
Serbest girişim pazarlama savaşıdır. Eğer serbest girişim oyununda oynamak istiyorsanız, önce kuralları öğrenmelisiniz.

Pazarlama savaştır
Bugün pazarlamanın gerçek doğası, müşteriye hizmet etmek değildir; rakiplerinizi atlatmak, ardına dolaşmak ve oyun dışı bırakmaktır. Kısaca, belki de pazarlama, düşmanın rakip, hedefin de muharebe kazanmak olduğu bir savaştır.  
  Savaşın 2500 yılı
Pazarlamacıların dünyanın büyük muharebelerinden öğrenecekleri çok şey vardır.  
 Kuvvet kuralı
Clausewitz'in ilk kuralı, kuvvet kuralıdır. Büyük balık, küçük balığı yer. Büyük ordular, küçük orduları yener. Pazarlamada da öyledir. Büyük şirketler, küçük şirketleri döver.  
 Savunmanın üstünlüğü
Clasewitzin ikinci kuralı savunmanın üstünlüğüdür. Hiçbir asker komutan şartlar alehine iken dövüşmeyi arzulamaz. Buna rağmen, kaç pazarlama generali iyi mevzileşmiş savunmadaki rakibe karşı çıkıyor? Yüksek tepeyi ele geçirmiş rakibe karşı yetersiz kuvvetle, Balaklava'da Cardigan ve Gettysburg'da Lee gibi, hücum taarruzları başlatı¬yor.  
  Rekabetin yeni çağı
Pazarlamanın dili askerlikten ödünç alınmıştır. (Bir pazarlama kampanyası başlatıyo¬ruz.) Generaller gibi konuşur ve davranırız; ama generaller gibi düşünmeyiz ve plan yapmayız. Pazarlama operasyonlarımıza askeri strateji kurallarını uygulama zamanıdır ve bu başarı şansımızı artıracaktır.  
  Muharebe meydanının doğası
Pazarlama savaşları eczane veya süper market reyonlarında yapılmamaktadır. Detroit veya Dallas gibi şehirlerin sokaklarında da yapılmamaktadır. Pazarlama savaşları potansiyel müşterinin aklında yapılmaktadır. Akıl muharebe meydanıdır. Tuzaklarla dolu ve anlaması zor bir arazi.  
  Stratejik meydan
Tek tip pazarlama savaşı yoktur. Aksine, dört tür vardır. Ne tür bir savaş yapılacağını saptamak, verebileceğiniz ilk ve en önemli karardır. Ne tür bir savaş yapılacağı, herhangi bir endüstride kolayca şekillendirilebilecek stratejik meydandaki konumunuza  bağlıdır.  
  Savunma savaşı kuralları
Savunma savaşı yalnız pazar liderinin oynayacağı oyundur. Uygulanacak 3 kilit kural vardır, en ilginci de düşmana değil, kendinize saldırma stratejisidir.  
  H
ücum savaşı kuralları
Hücum savaşı sektördeki 2 ve 3 numaralı şirketlerin oyunudur. Kilit kural, liderin gücündeki zaafı bulmak ve o noktaya saldırmaktır.  
 
Kanat savaşı kuralları
Kanat savaşı, pazarlama savaşının en yaratıcı tipidir. Yıllar boyunca, en büyük pazarlama başarıları kanat taarruzlarıyla elde edilmiştir.  
 Gerilla savaşı kuralları
Pazarlama savaşındaki oyuncuların çoğu gerilla olmalıdır. Sektördeki dev şirketleri taklit etmedikleri sürece, küçük şirketler çok başarılı olabilirler.  
 
Cola savaşı
Pepsi-Cola, ezeli rakibi Coca-Cola'ya karşı kola savaşını kazanıyor. Belli başlı nedenlerden biri, Coke'un stratejik avantajlarını etkili kullanamaması¬dır.  
  Bira savaşı
Bira işi yüzlerce yerel işletmeden birkaç ulusala daralma sürecindedir. küçük rakipler kuvvetlerinin yoğunlaştıracakları yerde, tam tersini yapıyorlar.  
 Burger savaşı
Burger işine McDonald's egemen olmaya devam ediyor, ancak Burger King ve Wendy's pazarlama savaşının klasik kurallarının bazılarını kullanarak ilerleme kaydediyor.  
 Bilgisayar savaşı
Kimse pazarlama savaşını Büyük Mavi gibi iyi oynayamaz. Fakat, sahip olmadığı bir arazide rekabet etmeye kalkarsa,  IBM bile yüzükoyun yere düşebilir.  
  Strateji ve taktikler
Nasıl şekil işlevi takip etmeli ise, strateji de taktikleri takip etmelidir. Yani, stratejinin nihai ve tek amacı, taktik sonuçlar elde etmektir. Strateji aşağıdan yukarıya geliştirilmeli¬dir, yukarıdan aşağıya değil. Yalnız muharebe meydanında olup bitenleri derinliğine ve ayrıntısı ile bilen general etkili bir strateji geliştirme konumundadır.  
  Pazarlama generali
Bugünün iş dünyası, bir pazarlama programının tümünü planlamak ve yönlendir¬mek için sorumluluk almaya hazır  arazi mareşallerinin çoğalması için ağlamaktadır. Geleceğin pazarlama generallerinin kilit özellikleri esneklik, akli cesaret ve cüretkarlıktır.   
DERLEYEN....DRPİST
İletişim:bilgi@kesfetkendini.com

En son eklenen haberler.