Hayatınız boyunca başarılarınızı aile veya arkadaşlarınıza anlatabilirsiniz. Bundan siz de keyif alırsınız onlar da. Mülakatta da sizden daha önce yaptıklarınızdan ve başarılarınızdan bahsetmeniz istenecek

Ama bu kez sevdiklerinize yaptığınız gibi anlatırsanız, ne siz keyif alırsınız ne de görüşmeciniz! Anlatmaktan çok, satabilmek önemli. Örneğin önceki işinizde kaç kişiyi yönettiğiniz soruluyor. “15 kişilik bir ekibin başındaydım” yeterli bir cevap gibi görünüyor değil mi? Ama unutmayın! O odada, o görüşmecinin karşısında, size sorulanların hepsini cevaplamak ve tüm sorulara doğru yanıt vermek için bulunmuyorsunuz. O işi alabilmek için bulunuyorsunuz. Bu amaca uygun davranarak ayrıntılara girmelisiniz: “Önceki işimde 5’i uzman olmak üzere 15 kişilik bir kadronun başında bulunuyordum. Görevim sadece onları yönetmeyi değil, aynı zamanda tüm işe alımları ve eğitimleri planlamayı, ücretleri düzenlemeyi, prim sistemini oluşturmayı, performans değerlendirmelerini yapmayı ve uzun dönem eleman ihtiyacını planlamayı içeriyordu. Ayrıca, ekibim sayesinde yıllık ciroda yüzde 35’lik bir artış sağlamayı başarmıştık.”
Böyle bir cevap ile karşınızdakinin neler yaptığınızı görmesini, daha da önemlisi yeni işinizde de aynı başarıyı göstereceğinizi düşünmesini sağlayabilirsiniz!

Mülakatta size yöneltilen soruların en önemli amaçlarından biri, işe uymayan yönlerinizi ortaya çıkarmaktır

Görüşmeciniz, aranan niteliklere uygun olan özelliklerinizi gördükten sonra, işe alınmanızda kritik öneme sahip olan eksiklerinizi öğrenmeye çalışacaktır. Bu aşamada önemli olan, artılarınızın eksilerinizden büyük ölçüde fazla olması, daha da önemlisi, işi yapabilmenizin önünde engel oluşturacak derecede bir eksiğinizin olmaması.

Bir iş için aranan niteliklere ne kadar uygun olursanız olun, mutlaka küçük ya da büyük eksikleriniz olacaktır. Bunu görüşmeciniz de biliyor. O yüzden eksikliklerinizi inkar etmek veya görüşmede bu eksik yönlerinizi saklamak yerine, onların kolaylıkla aşılabileceğini göstermelisiniz. Sonuçta hiç kimse mükemmel değildir.

Örneğin, başvurduğunuz işte ileri bir MS Office bilgisi gerekiyor. Excel ile yaptığınız çalışmalardan bahsetmeniz isteniyor. Ama siz daha önce Excel programını hiç kullanmamışsınız. Hemen Excel’i kullanmayı bilmediğinizi söylemeyin. Bunun yerine, benzer programlarla çalıştığınızı veya benzer işleri başka şekillerde yaptığınızı anlatın. Örneğin, “Lotus çalışma sayfalarında geniş bir deneyimim var. Excel ile çalışmanın benim için zor olmayacağını, kısa sürede alışabileceğimi düşünüyorum” diyebilirsiniz. Böyle bir cevap ile dürüst davranıp bilmediğinizi belirtir, ama bunun bir eksi olmadığını hissettirirsiniz. Hatta deneyimlerinizden bahsederek olumlu bir hava yaratıp, bu durumun önemli bir sorun oluşturmadığını gösterebilirsiniz.

*alıntı.

Bir iş görüşmesine çağrıldınız. Çekişmenin maksimumda olduğu bir ortamda ve zorlu mülakatların ortaya çıktığı bir dönemde eğer işi almak istiyorsanız cephaneliğinizdeki en iyi silahları kuşanmanız gerekiyor."
İŞ GÖRÜŞMELERİNDE BAŞARININ SIRLARI

Bir iş görüşmesine çağrıldınız. Çekişmenin maksimumda olduğu bir ortamda ve zorlu mülakatların ortaya çıktığı bir dönemde eğer işi almak istiyorsanız cephaneliğinizdeki en iyi silahları kuşanmanız gerekiyor.

İlk olarak kendinize güvenin. Daha sonra kişilik özelliklerinizi ve favori çalışma tarzınızı belirleyin. Bir lider mi yoksa takipçi misiniz? Bir takımın parçası olmak mı hoşunuza gidiyor yoksa yalnız çalışmayı mı seviyorsunuz? Bu işi neden istediğiniz hakkında şüpheleriniz olmasın ve işe ne gibi yenilikler getirebileceğinizi düşünün. Başvurduğunuz işin tanımını dikkatle okuyun. İş için neden en iyisi olduğunuzu açıklayan en az altı özelliğinizi yazın. Tecrübelerinizi anlatın. Şirketi araştırın. İnsan kaynaklarından işinize yarayacak bilgiler isteyin. Orada size iş veya görüşme hakkında bilgi verebilecek bir kaç kişi bulmaya çalışın. Bugünkü ortamın şirketin işlerini etkileyebileceğini dikkate alın. Bir arkadaşınızla daha önceden görüşme için prova da yapabilirsiniz.

İş yetenekleriniz hakkında yalan söylememeye çalışın çünkü genelde iş verenler sizin hakkınızda referanslara başvururlar. Verdiğiniz bilgilerin açık ve tamamen doğru olmasına özen gösterin. Abartılı ifadelerden kaçının. İşi aldığınız takdirde üzerinize fazlaca sorumluluk yüklenmesi de sizin için bir dezavantaj olacaktır.

Eğer bir iş görüşmesine çağrıldıysanız, adayların bulunduğu bir listede olma ihtimaliniz yüksek. Bu yüzden pozitif olun. Ev ödevinizi yaptığınız düşünülürse gergin olmanız için herhangi bir sebebiniz yok. İmajınız insanları etkilemek için önemli bir faktördür. Uygun şekilde giyinin. Eğer neyin uygun olduğunu bilmiyorsanız şirket içöin çalışan işçileri izleyin. Giyiminizi buna göre ayarlayın.

İş görüşmesinin sonunda ne zaman haberdar edileceğinizi sormak mantıklı olur. Ama maaş tatiller ve imkanlar hakkında çok fazla soru sormayın çünkü bunlar genelde ikinci görüşmede konuşulur. Mülakattan ayrılmadan önce "işi anlatışınızdan çok etkilendim. Benimle görüştüğünüz için teşekkür ederim," gibi akılda kalıcı sözler söyleyebilirsiniz.

Mülakattan ayrılınca neyin iyi neyin kötü gittiğini analiz edin. Gerekirse, iş görüşmesini yaptığınız insana görüşmeyi akıllarında kalıcı hale getirecek ek bir mektup yazın. Kısa ve öz yazmaya çalışın.

CV'nizde asla yalan söylemeyin. İşe alınırsanız ve yalan açığa çıkarsa, dönülmez bir noktaya gelebilirsiniz. Gerçekleri saptırmayın, olduğu gibi yazın. Daha önceki deneyimlerinizi abartarak vermeyin. Neyseniz, o olun. Ancak kendinizi hafife de almayın. CV'niz özgüven yansıtsın.

Eğer işe alınırsanız kabul etmeden önce çalışma koşulları hakkındaki pürüzleri temizleyin. Eğer eski maaşınızla aynı ya da daha az para önerilirse işveren sizi ucuza almak istemiyor, sadece kendinize güveninizi ölçüyor demektir. Bu tuzağa düşmeyin. Kendi gücünüz hakkında bilgiler vererek kendinize güveninizi belli edin. Eğer iş size önerilmediyse ve şirketi sevmediyseniz başarısız olmuş olsanız bile gelcekteki herhangi bir gelişme olursa bundan haberdar edilmek istediğinizi söyleyin.
efeslight.com.tr

En son eklenen haberler.