Kendi işini kurmak isteyenlerin önünde iki yol vardır: Ya düzeni, giderleri, riskleri ile hali hazırda var olan bir sektör dalında yeni bir şirket kurmak, ya da tamamen yeni bir fikir ile yeni riskler almak, yeni bir ürün dalı oluşturmak. Yepyeni bir arz talep dengesine sebep olmak.
Yeni fikirler bazen çevrenizdekilerin basit ihtiyaçları ile aklınıza gelebilir, bazen sadece size iyi bir fikir gibi gelmiş olabilir. Bu yol tabii ki daha risklidir çünkü daha önce aynı yolda aynı ürün ile yürüyen olmamıştır ve her şeyi başlatan kişi siz olacaksınız demektir. Eğer böyle bir fikriniz varsa ve yatırım yapmak için çok “basit” olduğunu düşünüyorsanız, ekonomi tarihi boyunca girişimcisine milyonlarca, hatta milyarlarca, dolar kazandıran şu fikirlere muhakkak bir göz atın:
Post-It
Her ofisin vazgeçilmesi olan post-it’lerin sadece 1980’lerde pazarlanmaya başladığını söylesek şaşırır mısınız? Halbuki modern ofis tarihinin en başından beri var olan, çok basit bir parça gibi geliyor değil mi? Peki, size post-it fikri sayesinde birinin dolar milyoneri olduğunu söylesek? ABD’li Spencer Silver’ın 1960’lı yıllarda çok güçlü bir yapıştırıcı için yaptığı araştırmalar başarısız olunca, ortaya zayıf bir yapıştırıcı çıkmıştı. Ancak arkadaşlarının bu yeni yapıştırıcıyı kitap okurken kaldıkları sayfayı işaretleyecek minik kağıtları yapıştırmak için kullandıklarını görünce, zihninde bir ışık yandı. Sadece zayıf yapışkanlı bir not kağıdı olan post-it’ler böyle ortaya çıktı.
Frizbi
Frizbiyi arkadaşlarınız ile de oynayabilirsiniz, köpeğiniz ile de. Spor olarak da oynayabilirsiniz, kumsalda veya çimende vakit geçirmek için de. Fikir basit ama ince bir ergonomik çalışma isteyen bir ürün. Frizbinin mucidi Walter Frederick Morrison, ona aslında ilk başta Plüton Tabağı gibi bilimkurgusal bir isim vermişti ve frizbi ismi ile alakası bile yoktu. Üreticisi ise Wham-O isimli bir firmaydı. Ürünü pazarlaması için şirket tarafından ABD’nin doğusuna gönderilen bir çalışan olan Richard Knerr ise burada Plüton Tabağı ile ilgili ilginç bir şey öğrendi. Evet insanlar bu tip bir ürüne ilgi gösteriyordu ama ona “Frizbee” diyorlardı. Çünkü oynarken kullandıkları yuvarlak teneke kutu kapaklarının üstünde William Russell Freesbee’nin resmi vardı. Teneke kutular kek, kurabiye satışı için kullanılıyordu ve Freesbee de bu firmanın sahibiydi. Fırsatı gören Knerr 1959 yılında Freesbee adını tescil ettirdi ve ürün tüm dünyaya böyle yayıldı.
Bir girişimcinin bu vakadan alması gereken ders, yerel tüketicinin tepkisini ölçmesi ve dikkate alması gerektiği. Eğer lokaldeki tüketiciye ürününüzü kabul ettiremezseniz, asla istediğiniz gibi bir marka olamazsınız. Onların davranışlarını inceleyin ve ürününüze böyle karar verin.
Clocky
Sabahları uyanmakta zorluk çeken ve alarmı sürekli ileri alan biri misiniz? Gauri Nanda da öyleydi ve buna Clocky ile çözüm buldu. Clocky hareketli bir çalar saat. İstediğiniz saatte sadece alarmı ile size uyandırmakla kalmıyor, tekerlekleri üzerinde harekete de geçiyor. Böylece onu durdurmak için yataktan kalkmak zorunda kalıyorsunuz. Uluslararası bir sorun için basit bir çözüm. Sonuç mu? 2005 yılında üretimi başlayan Clocky, bugün 45 ülkede 10 milyondan fazla satılmış durumda.
Yara Bandı
İnsanlar vücutlarında ufak bir kesik veya kanama olduğunda, yarayı pratik bir şekilde kapatıp iyileşmesini hızlandırma lüksüne 1920 yılında ulaştı. Bu tarihten önce Johnson & Johnson şirketi bez ve yapıştırıcıyı ayrı ayrı satarken, şirket çalışanı Earle Dickinson ikisini pratik bir şekilde bir araya getirmeyi akıl etti. İlhamı ise kendisini sürekli sakatlayan karısıydı. İki ürünün bir araya gelerek yeni bir ürün üretilmesi gerektiği fikrini şirketine sunan Dickinson, sadece muhteşem bir girişime ön ayak olmadı, dünyanın en büyük kişisel bakım şirketinde başkan yardımcılığına kadar yükseldi. Aynı zaman da şirket içi girişimcilik için gösterilen en iyi örneklerden birisi oldu.
Islak Mendil
Islak mendillerin ortaya çıkışı, girişimciler için fikirlerini nasıl değerlendirmeleri ve ne kadar gerçekçi olmaları gerektiğinde mükemmel bir örnek. Bugün ıslak mendil denilince akla gelen ilk firma olan Kleenex, bu ürünü 1924 yılında makyaj temizleyici olarak piyasaya sürmüştü. Tüm pazarlama kampanyasını da bunun üzerine kurmuştu. Ancak kısa süre sonra ürünü satın alan insanların makyaj temizlemek yerine hızlı bir şekilde kullanılıp atılacak hijyenik mendiller olarak kullandıklarını gördüler ve tüm pazarlama kampanyalarını değiştirdiler. Eğer fikriniz işe yaramıyorsa veya hedef kitleniz size benimsemiyorsa, ısrar etmeyin. Kendinizi ve fikrinizi uyarlayın.
Spanx
Spanx markası henüz 41 yaşında Sara Blakley’i kendi çabaları ile dolar milyoneri olan dünyanın en genç kadını yaptı. Spanx şekillendirici bir korse. Bir gün pantolonunun altına külotlu çorabını bacaklarını keserek giyen Blakley, vücudunun daha biçimli göründüğünü fark etti ve biçimlendirici korse böyle ortaya çıktı. Fonksiyonlarına göre farklı modelleri olan Spanx korseler, kıyafetin altında vücudu şekillendiriyor ve istenildiği şekilde görünmesini sağlıyor. Böylece ortaya daha fit bir görüntü çıkıyor. Tüm kadınların tarihin başından beri istediği şeyi ancak 2012 yılında birisinin bir tesadüf sonucu fark etmesi ne kadar ilginç ve ilham verici, değil mi? Bugün tüm Hollywood fotoğraf çekimlerinde ve kırmızı halı geçişlerinde Spanx kullanıldığı dahi iddia ediliyor. Firmanın cirosu ise kısa sürede 1 Milyar Dolar’a ulaştı.
Mısır Gevreği
Kahvaltıların en neşeli parçalarından biri olan ve tadı kadar besleyici yapısı ile de tercih edilen mısır gevreğinin tarihi ise 1890’lara dayanıyor. Gıda üreticisi ve girşimci olan William Keith Kellogg, standart Amerikan kahvaltısına mısırı da eklemek ister. Bunun için çalışmalara başlayan Kellogg, bugün dünyanın en büyük mısır gevreği markası olan Corn Flakes’i kurdu ve kavrulmuş mısırı piyasaya sürdü. Tahıl firmalarıyla rekabete giren Kellogg, bu savaştan galip çıkmakla kalmadı, mısır gevreğini global bir kahvaltı parçası haline getirdi. Kellogg Company bugün dünyanın en büyük gıda üreticilerinden biri.
Slinky
Artık Türkiye’de o kadar popular bir oyuncak değil ama bu basit plastiğin tüm dünyada 1942 yılından beri 250 milyondan fazla sattığını söylesek inanır mısınız? Dünyayı yerinden oynatacak bir işlevi yok, insanı daha zeki veya sportif de yapmıyor ama bu basit, rengarenk oyuncağa çocuklar bayılıyor. Buradan çıkarılacak ders: Fikrinizi kendi bakış açınızdan değil, hedef kitlenizin bakış açısı ile yargılayın. Size çok saçma veya harika gelen bir ürün, hedef kitleniz için tam tersi olabilir.
Knork
Bıçak olarak da kullanabileceğiniz bir çatal aklınıza gelmiş miydi? Hepimizin çatalın kenarı ile et, börek, kek vs kesip ayırmaya çalıştığımız oluyordur ama çatalın kenarının bıçak kadar keskin olabileceği fikrini hayata geçiren Mike Miller oldu. Büyük babasından 10 Bin Dolar borç aldı ve Knork adını verdiği (Knife: Bıçak – Fork: Çatal) ürünü üretip satmak üzere harekete geçti. Bu kadar düşük bir tutar ile üretime başlayan Knork, sadece 2011 yılında 2 milyon adet sattı. Ürünü görenlere ve kullananlara "inovasyon budur!" dedirtti.
7/24 online doktor randevu hizmeti veren www.doktorburada.com Temmuz ayı itibarıyla hizmete başladı. Hastalar ücretsiz olarak doktorları lokasyonlarına, uzmanlık alanlarına ve anlaşmalı sigorta kurumlarına göre sıralayıp özgeçmişleri ve hasta yorumlarını inceleyerek kendilerine en uygun hekime erişebilecek.
Doktorburada.com’un özel hastane ve kliniklerin randevu programlarına yaptığı entegrasyon sayesinde hastalar, doktorların müsait saatlerini eş zamanlı olarak görebilecek ve telefon derdi olmadan bir tıkla randevu alabilecekler.
Doktorlar sisteme düşen randevunun bildirimini anında görebilecek; akıllı telefonları üzerinden randevularını düzenleyebilecek ve takip edebilecekler. Sistem üzerinden hastalarına gönderebilecekleri otomatik periyodik hatırlatmalar sayesinde, asistanların da hayatları kolaylaşmış olacak
Sağlığımızla ilgili bir şikayetimiz olduğunda ilk aklımıza gelen soru; ‘’Acaba hangi doktora gitsem’’ olur. Çevremizdekilere sorar soruşturur; şikayetimizle ilgili ‘’uzman doktor kimdir, ona nasıl ulaşılır’’ diye araştırırız. Uzman doktorun ismini bilsek; bu kez muayenehanesinin nerede olduğunu; telefonunu bulup bilmek dert olur. Aradığımız doktorun telefonuna ulaşmak her zaman mümkün olmaz. Ulaştık diyelim; yoğunlukta telefon numarasını düşürmek için dakikalar harcarız; sonra da şikayetimizi ve uygun saatlerimizle ilgili konuşmak zorunda kalırız.
Artık aradığımız doktora ulaşmak çok kolay. Hangi bölgede bulunursanız bulunun; ister gece yarısı ister hafta sonu ister yılbaşı veya bayram tatili olsun kendinize en uygun doktoru bulup istediğiniz tarihe randevu almak bir tık ötenizde. 7/24 online doktor randevu hizmeti sunan Doktorburada.com Temmuz ayı itibarıyla açılıyor. Özel muayenehanelerde veya kliniklerde telefon trafiği yaşamadan randevu alınabilmesini sağlayan Doktorburada.com kullanıcılarına hasta yorumları ve doktor özgeçmiş bilgileri sayesinde en uygun uzman doktoru bulma fırsatı sunuyor.
Dünyadaki örneklerini inceleyerek online doktor randevu sistemi Doktorburada.com’u Türkiye’de kuran Doğukan Dudaroğlu ve Pelin Anlı Bedirhanoğlu; ‘’Doktorburada.com sayesinde hastalar, diledikleri zamanda ve lokasyonda diledikleri hekime bir tıkla kolaylıkla ulaşırken;  hekimlerin erişilebilirlikleri artırılmış olacak, kayıp randevular dünya standartlarında minimize edilecek’’ sözleriyle girişimlerinin hedefini özetledi.
Doktorburada.com’da özel hastane hekimlerine de ulaşılabilecek. Hastanelerin farklı lokasyonlarda sunulan sağlık hizmetleri aynı anda görülebilecek ve farklı noktalardan bu hizmetlere erişilebilecek.
Doktorburada.com’a üye doktorlar kendilerine ait bir web sitesi gibi kullanabilecekleri profil sayfası ve e-posta adresi üzerinden randevu takibi yapabilecek ve çağrı merkezi hizmetinden yararlanabilecekler. Hastalara sistem üzerinden otomatik periyodik hatırlatma gönderen sistem sayesinde asistanların da randevu takibi yapması kolaylaşmış olacak.
Doktorburada.com Nasıl Kullanılıyor?
Online randevu hizmetinden yararlanmak için Doktorburada.com’a üye olmak yeterli. Ücretsiz olarak doktorları lokasyonlarına, uzmanlık alanlarına ve anlaşmalı sigorta kuruluşlarına göre arayabiliyor; doktorların profil sayfalarını görüntüleyerek size en uygun randevuyu bir tıkla alabiliyorsunuz.
Doktorburada.com üyesi doktorlar ise kullanıcı adı ve şifre ile internet olan herhangi bir yerden, cep telefonlarından, tabletlerinden veya bilgisayarlarından Doktorburada.com hesabına girebiliyor. Kendi randevu programlarını buradan görüntüleyebiliyor; diyelim kongre veya ameliyata gitmesi gerekti, randevularını bir tıkla iptal edebiliyor, bildirimleri Doktorburada.com yapıyor. Mesleki aktiviteleri çerçevesinde profil sayfalarını güncelleyerek hastalarına bilgilendirme yapabiliyor. Doktorburada.com’un doktorlara sunduğu en önemli avantajlardan biri de sistem üzerine düşen randevuların bildirimlerini anında SMS veya e-posta yoluyla almak. Randevu sonrası hastaların bıraktığı yorumları incelemek de mümkün.
Sağlık sekötğrne yönelik yapılan bu girişim projesine www.doktorburada.com adresi üzerinden erişebilirsiniz.
Tanıtım haberimizi tüm okurlarımızın ilgi ve bilgisine sunuyoruz.
Vişne, kiraz ve elma üretimiyle ünlü Sultandağı'nda firmalar, satışları artırıp tüketicilerin dikkatini çekebilmek amacıyla çeşitli yöntemlere başvuruyor.
Yılda yaklaşık 10 bin ton elmanın piyasaya sürüldüğü ilçede bir firma, kırmızı renkli elmalara ''gülen yüz'' simgesi yerleştirdi. Özellikle çocukların ilgisini çeken ''gülen yüzlü elmalar'', alışveriş merkezlerinden yoğun siparişler alıyor.
Firma sorumlusu Mehmet Top, elma satışlarını artırabilmek için çeşitli yöntemlere başvurduklarını ve özellikle çocuklu ailelerin ilgisini çeken gülen yüzlü elmaları piyasaya sürdüklerini söyledi.
Bu elmaları, alışveriş merkezlerinin isteği üzerine yetiştirdiklerini belirten Top, şöyle konuştu:
''Gülen yüzlü elmalar, satışlarımızı artırdı. Özellikle alışveriş merkezlerinden yoğun siparişler geliyor. Alışveriş merkezlerinin manav reyonlarında gülen yüzlü elmaların bir albenisi, cazibesi oluyor. Ailece gidildiğinde çocukların yanı sıra biz bile 'Bu nasıl bir elmadır?' deyip alabiliyoruz. Elmaların üzerine yaptığımız 'gülen yüz' uygulamasında elmanın fiyatı değişmiyor. Fiyatları, elmanın kalitesine göre belirliyoruz.''
''Gülen Yüzlü Elma'' Nasıl Yapılıyor?
Gülen yüzlü elma yapımına ilişkin bilgi veren firma sahibi Mehmet Top, elmalar henüz olgunlaşmamışken kadın işçiler tarafından bir haftada ''gülen yüz'' simgelerinin ürünlere yapıştırıldığını, meyve olgunlaştıktan sonra da şeklinin açıkça görülebildiğini bildirdi.
Top, istenen bir isim ya da şekli elmalara uygulamanın mümkün olabildiğine işaret ederek, bu sayede elmaların daha çok dikkati çektiğini kaydetti.
Soğuk hava deposunda beklettikleri gülen yüzlü elmaları, siparişler üzerine müşterilere gönderdiklerini ifade eden Top, ellerinde az sayıda gülen yüzlü elma kaldığını ve yeniden üretmeyi planladıklarını sözlerine ekledi.
Bu başarı getiren ilginç inovasyon fikri için girişimci Mehmet Top'u tebrik ediyor, Haber7 kaynaklı alıntı haberimizi tüm okurlarımızın ilgi ve bilgisine sunuyoruz.
Türk kirazı dünya liderliğine oynuyor 



Uludağ Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği (UYMSİB) Başkanı Salih Çalı, "Türkiye, dünyada kiraz üretiminde birinci. İhracatta ise ABD ile yarışıyor. İkinci ama aradaki fark çok az" dedi.

Türk kirazı, üretimden sonra ihracatta da dünya liderliğine oynuyor
Çalı, Gürsu ilçesinde düzenlediği basın toplantısında, bölgede son günlerde görülen yağışların kiraz üzerindeki etkisinin en geç 10 gün içinde hissedilebileceğini bildirdi.
Bazı erkenci bölgelerde yağışlardan dolayı meyve tutumunda, dolayısıyla ürün miktarında azalma ve dolu yüzünden kalite bozuklukları gözlendiğini belirten Çalı, kiraz sezonuna ilişkin tam olarak ölçülebilmiş bir etkiden şu an için söz edilemeyeceğini anlattı.
Bu yıl, geçen senenin ihracat miktarına ulaşmayı hedeflediklerini dile getiren Çalı, "Geçen yıl kiraz ihracatı rekor kırmıştı. Miktar olarak 57 bin ton, değer olarak da 160 milyon dolara yaklaşmıştı. Kiraz üretimi dünyada 2 milyon 250 bin ton, Türkiye'de yaklaşık 450 bin ton. Türkiye, dünyada kiraz üretiminde birinci. İhracatta ABD ile yarışıyor. İkinci ama aradaki fark çok az" ifadesini kullandı.
Çalı, birlik olarak Türkiye için örnek olduklarına dikkati çekti.
Türkiye'nin geçen yıl ortalama ihraç kiraz bedelinin kilogram başına 2,80 dolar olduğunu hatırlatan Çalı, şöyle devam etti:
"Burada şöyle güzel bir ayrıntı var; UYMSİB üzerinden çıkan kirazın miktarı yaklaşık 5 bin ton. Bunun parasal değeri, karşılığı da 23 milyon dolar. Yani ortalama kilogram başına 4,60 dolar çıkıyor. UYMSİB üzerinden yapılan ihracatta katma değer daha fazla olmuş. Türkiye ortalaması 2,80 dolar, burası 4,60 dolar. Bu da tamamıyla birliğimiz üzerinden ihraç edilen kirazdaki pazarın etkisi, katma değerin sağlanması, üst düzey marketlere hitap etmesi ve bunun için de teknolojiyi kullanmakla sağlandı."
Siyah incirde "ABD ipe un seriyor"
ABD'ye, Bursa siyah inciri için ihracat izni çalışmalarının devam ettiğine de değinen Çalı, 2007 yılında başlatılan girişimlerden sonuç alınamadığına dikkati çekti.
Çalı, ABD'nin ilgili kuruluşlarının, bekledikleri izni vermediğini anlatarak, şunları kaydetti:
"ABD ipe un seriyor. Bütün çalışmaları yaptık, heyetler geldi, gitti. Niye? 2007'den bu yana 6 sene geçmiş, 7'nci senenin içindeyiz. Gerekçe şu; 'Türkiye'de Bursa siyah incirinde, Akdeniz meyvesi sineği zararlısı olabilir, vardır değil, olabilir' endişesi. Biz bunun olmadığını da kendilerine kanıtladık. Nasıl kanıtladık? Geçen sene ısrarlarımızla ABD'den teknik uzmanlar geldi. Teknik ve üst düzey uzmanlara arazide, bahçelerde hazırlanmış tuzaklarda Akdeniz meyve sineğinin olmadığını gösterdik. Hem de kendi kabul edebilecekleri çalışmalarla. Uluslararası ticarette 'tarife dışı engeller' diye bir başlık var. Kanaatimiz; bu konuyla ilgili ABD'nin tarife dışı engel koyduğu yönünde."
Bursa siyah incirinde erken olgunlaşmayı sağlayan "ethephon" adlı hormonun kullanılmaması konusunda önemli bir başarı sağladıkları bilgisini veren Çalı, bu konuda Bursa Valiliği ve üreticilerin büyük çaba gösterdiğini sözlerine ekle
2013-2014 akademik yılı Avrupa Koleji Yüksek Lisans Burs Programı mülâkatları 2-3 Mayıs 2013 tarihlerinde İstanbul’da, Avrupa Birliği Bakanlığı Ortaköy Ofisi’nde (Muallim Naci Cad. No: 18 Ortaköy/İstanbul, 0 (212) 312 68 98) gerçekleştirilecektir.
Mülâkata girmeye hak kazanacak adayların değerlendirme işlemi Avrupa Koleji tarafından yürütülmekte olup, sözlü sınava çağrılacak adayların listesi önümüzdeki günlerde Bakanlığımıza iletilecek ve kamuoyuna duyurulacaktır.
Avrupa Koleji tarafından yapılacak değerlendirme sonucunda sözlü sınava girmeye hak kazanan adaylar Avrupa Koleji Türkiye Ulusal Seçici Kurulu tarafından 2-3 Mayıs 2013 tarihlerinde mülakata alınacaklardır.
Avrupa Kolejine kabul edilecek ve kendilerine burs verilecek öğrencilerin listesi 3 Mayıs 2013 günü akşam saatlerinde belirlenecek ve 4 Mayıs günü burs kazanan öğrencilerin katılımıyla düzenlenecek bilgilendirme toplantısında kamuoyuna duyurulacaktır.
İngilizce ve Fransızca dillerinde gerçekleştirilecek sözlü sınavda, adayların İngilizce ve Fransızca dil hakimiyetleri, analiz ve muhakeme yetenekleri, Avrupa Birliği ve Türkiye-AB ilişkileri konularında genel bilgi düzeyleri, kişisel ve sosyal yetenekleri ve motivasyon düzeyleri değerlendirilecektir. Mülakat sonucunda, başarılı bulunan adayların eğitim göreceği bölümler de belirlenecektir.
Mülakat programına ilişkin ayrıntılar ayrıca bildirilecektir.
Sürece ilişkin sorular için Avrupa Birliği Bakanlığı AB İşleri Uzman Yardımcısı Çağla Şamiloğlu (Tel: 0312 218 17 23) ve Burcu Akyol (Tel: 0312 218 16 19) ile iletişime geçilebilir ya da  avrupakoleji@ab.gov.tr adresinden bilgi alınabilir.

2013-2014 Akademik Yılı Avrupa Koleji Yüksek Lisans Burs Programına Burs Desteği Sağlayan Kuruluşlarımız:

Anadolu Endüstri Holding A.Ş.
Denizbank A.Ş.
Doğuş Holding A.Ş.
Eczacıbaşı Holding A.Ş.
Hacı Ömer Sabancı Holding A.Ş.
İnan Kıraç (Bireysel destek)
Kibar Holding A.Ş.
Mutlu Akü ve Malzemeleri San. A.Ş.
Organik Holding A.Ş.
Sanko Holding A.Ş.
Şölen Çikolata Gıda San. Ve Tic. A.Ş.
Tekfen Vakfı
Vehbi Koç Vakfı
Yaşar Holding A.Ş.
Zorlu Holding A.Ş.

Artık yazılarımıza fikirsayfasi.com adresinden ulaşabilirisiniz.çok kısa zamanda duyduğumuz yoğun ilginize çok teşekkür ederiz.


SUDA DOMATES
İsteyene anahtar teslim sera kuruluyor

Suda domates üretimi aslında boru üretimi yapan ve Mir Holding çatısı altında faaliyet gösteren Dizayn Grup’un bir projesi… Topraksız tarım uygulaması alanında geliştirilen teknikle, bir kilo domates üretimi için damla sulama yöntemiyle tüketilen 60 litre su miktarı altı litreye düşürüldü. Bu üretim tekniğinde bitkinin kök bölgesindeki besinlere 60’ın üzerinde optimizasyon yapılıyor. Suyun debisi, Ph değeri irdeleniyor.
Ekolojik Tarım Sera Müdürü İlker Genç, suda domates yetiştiriciliğiyle herhangi bir domates cinsinden iki buçuk kat daha fazla verim alındığını belirtiyor. Bu yöntemle yapılan yetiştiricilikte dönümbaşına 65 ile 80 ton arasında verimalınabildiğini kaydeden Genç, “Anahtar teslimseralar kuruyoruz. Fide, gübre, ilaç, ambalaj gibi her türlü ihtiyacı biz tedarik ediyoruz. Maliyeti dönüm başı 105 bin Euro. Üç ile beş yıl arasında yatırımın geri dönüşü alınıyor. 10

bin metrekare alanda, 1.2 milyon TL ciro yapmak mümkün” diyor.

PORTAKAL KABUĞU
Kilosu 30 kuruş, kurutulmuş kabuğa 2 lira
Adana ve Osmaniye çevresi ile narenciye üretiminin yoğun yapıldığı yörelerde, üreticiler, kurutulmuş portakal kabuğu satarak para kazanıyor. Osmaniye'nin Kadirli ilçesinde portakal kilosu bahçede 30 kuruştan, kurutulmuş kabuğu ise 2 TL'den satılıyor.
Gıda, kozmetik, ilaç sanayi gibi sektörlerde ham madde olarak kullanılan portakalın kabuğu yurt içi piyasada alıcı bulduğu gibi Almanya, Fransa ve İngiltere gibi Avrupa ülkelerine de ihraç ediliyor. 

Her yıl aralık ayında başlayan bu iş, mayıs sonuna kadar devam ediyor. Portakal kabuğu iki şekilde toplanıyor. Birincisimahallelerden portakal kabuklarını birilerine toplattırabilirsiniz. İkincisi ise portakalı siz satın alıp kabuğunu soydurabilirsiniz. Üç gün güneşte kurutulan portakal kabuğu daha sonra çöpünden ve çürümüş kabuklardan temizleniyor. Sonra kabukları çuvallara doldurarak sevkiyata hazır hale getiriliyor.

PONNY
Küçük atçıları geleceğe hazırlayın

Daha çok sirklerde görmeye alıştığımız minyatür at çeşitlerinden ponny yetiştiriciliği henüz Türkiye’de yaygın değil. Zira Türkiye’nin iklimi bu atların yetiştiriciliğini yapmak için oldukça uygun. En küçüklerinin boyu 42 cm, kiloları ise 20-60 arasında değişiyor. Daha çok ABD, Arjantin ve İngiltere başta olmak üzere çok sayıda ülkede özel çiftlikleri bulunuyor. ABD dışında henüz pet shop'lara girmeseler de alıcılar doğrudan onların yetiştirildiği çiftliklere ulaşıyor.

En son eklenen haberler.