
son günlerde çıkan bir reklam var atm den nakit para çektiği için deli oldugu sanılarak akıl hastanesine gönderiliyor.evet aslında öyle...
kim gidip atm'den para çeker.
ben çekmem kimseye tavsiye etmem faiz oranlarının düşmediği kapalı ekonomide asıl sorun para talebi.ve devletin para politikalarıdır.ulusal kalkınma hamlalerinin yapıldıgı son günlerde asıl sorun kamu harcamalarının karşılanması için devetin borçlanmaya gitmesi eski hükümetlere bakınca yeni hükümet uzun vadeli kalkınma planında iyi adımlar attı şüphesiz her ne kadar memnun olmayanla varsada 2 hanali enfasyon tek haneli rakamlara girse tek haneli rakamlardaki rahatlama ve gelir düzeyinin artışı neticesini doguruyor buda piyasadki rahatlama neticesinde faiz oranların sürekli artışı yada zaten yüksek olan oranları sabit tutuyor.vatandaşın sırıtna binen kamu tarnsfer harcamaları vergi ile finanse edilince sonuç ortada
rahatlayan ekonomi neticesinde faiz oranları sabit kalıyor
gelir artışındaki yükseklik faizi etkiliyor.
döviz sabit kur sistemi ile deger kaybeden ytl neticesinde dış piyasalar ile rekabet gücümüz azalıyor.dvelt bankasından karşılanan kamu harcamaları aksine vatendaştan alınan vergi iel finanse edilince sonuç ortada.
bir türlü rahatlamayan ekonomi ben sizin yewrinizde olsam paramı saklarım biraz
repo öneririm ayrıca likit fon ve biliyorsanız kısa ve az alımlar ile hisse senedini takip edin derim ama bunlar için ilk önce çalışın ekmeğini koruyun.
kısa bir yorum
editör tarafından yazımıştır

başarılı bir iş yaşantısı için başarılı olmanın sırları demişti sayın sosyolog yusuf genç bir konferansda.
ilk kelimesi ise şuydu başarmak için inanmak lazım.o kelimeyi her ne kadar kendi kelimesi gibi hissederek söylesede.o klişe bir kelime olmuş ve inanmanın önemini vurgulamıştı.
iyide oldu şöyle bir kendime gelmiştim konferans sonrası sonra sıralamaya başlamıştı ..
kimler başarılı olur ??...
öncelikle insan kendine inanmalı,
empati kurmalı kişisel benlik kuramaından kurtulup sosyal benlik kuramında yerini belirlemeli,
özgüven sahibi olduguna inanmalı..
başarmak için hedef alacakları kişiye dikkat etmeli gerekirse kendisi ulaşılacak hedef olmalı,
küçük işlerle ugraşanlar daima küçük kalır.
büyümek için asla küçük olanları ezmeyin
çıkarken kapattığınız kapıların ardından bakın,unutmayın bir gün o kapılardan geri girmek zorunda kalabiliriz.
gülümsemeyi asla yüzünüzden eksik etmeyin.
paylaşın
sevin
ailenizle vakit geçirin.
kendinize zaman ayırın.planlı ve proğramlı not tutarak iş yapın.
ve şunu unutmayın
bir işten kazancınız %1000 olabilir ama kaybedeceginiz %100 den daha fazlası olmaz
saygılar ...
@homeoffice-tr

İnsanın varoluşu milyonlarca yıl öncesine dayanıyor. Dil denen iletişim mucizesi ise insanın varolmasından bir hayli sonra gelişti. Bu durumda insanların birbirleriyle iletişim kurmaları için tek yol vardı, o da vücut dili kullanmaktı. vücut dili..."
VÜCUT DİLİ İLE KARŞINIZDAKİNİ ETKİLEYİN
İnsanın varoluşu milyonlarca yıl öncesine dayanıyor. Dil denen iletişim mucizesi ise insanın varolmasından bir hayli sonra gelişti. Bu durumda insanların birbirleriyle iletişim kurmaları için tek yol vardı, o da vücut dili kullanmaktı. vücut dili günümüzde ise bambaşka bir önem taşıyor. İnsan insanı sadece ağzından çıkan sözlerle değil, vücut hareketleriyle de değerlendiriyor ve yargılıyor. İnandırıcılık derecesi artık sadece sözlerimiz ve sözlerin anlamında öte, sözleri hangi hareketlerle sunduğumuza da bağlı. Önemli olan bir insanın ne söylediği değil, nasıl söylediğidir. Vücut dili ile ilgili kurslar ve kitaplar bile var. Dolayısıyla vücut dilini öğrenmek artık bu yüzyılda herkesin bilmesi gereken bir iletişim sanatı haline geldi…
Vücudunuzu kontrol altında tutun
Psikologların yıllarca üstünde çalışmalar yaptıkları vücut dili kullanımına göre ikiye ayrılır: İstemsiz vücut dili ile istemli vücut dili. Her insan karşısındakine bir şeyler anlatırken ellerini, kollarını, kaşlarını, göz kapaklarını, ağzını hatta bacaklarını farklı şekillerde hareket ettirir. Bu aslında beynimizin vücut organlarımıza gönderdiği sinyallerle ilgilidir. Bu tamamen istemsiz gelişen bir durumdur ve buna istemsiz vücut dili denilir. İstemli vücut dilinde ise insan bir taraftan konuşurken, diğer taraftan da karşımdakini nasıl daha iyi ikna edebilirim ya da etkileyebilirim düşüncesiyle yola çıkarak bilerek ve istemli olarak vücut dilini kullanması durumudur. Her ikisi de çok önemlidir, çünkü bir taraftan hem istemsiz vücut dilimizi kontrol altında tutmaya çalışmalı, diğer taraftan da daha etkili vücut dili kullanmanın püf noktalarını öğrenmeliyiz.
Etkileyici bakın
Vücut dili için en önemli organlar sırasıyla gözler, eller, ağız, omuzlar ve bacaklar. Bunun dışında burun kıvırtmak, dil çıkartmak, göğüs bölgemizi hareket ettirmek gibi küçük detaylar da çok önemlidir. İnsanın en anlamlı organı gözlerdir. Gözler her şeyi anlatır zaten, dolayısıyla vücut dili için gözler ilk sırada gelir. Kısık gözlü bakışlar insana şüpheyi, açık gözler merakı, derin bakışlar dikkati, eğik bakışlar üzüntüyü anlatır. Göze bağlı olarak kaşlar da hareket edecektir. Kaş çatmak insana kızdığınızı anlatır, kaşlarınızı bir hilal şeklinde kaldırmak karşınızdakine meraklı olduğunuz izlenimini bırakır. Dikkat etmeliyiz, gözlerimiz karşısındakini dinlerken veya siz karşınızdakine bir şey anlatırken asla boş bakmamalıdır. Karşınızdakini gözlerinizle çok iyi etkileyebileceğinizi asla unutmayın.
Eller çok önemli
Ellerimizi ikinci derecede çok önemlidir. Gözlerine ve bakışlarına fazla güvenmeyen insanın başvurduğu bir yoldur, elleriyle karşısındakini etkilemek. Bu konuda dikkat etmeniz gereken bazı noktalar var. Ellerinizi kontrollü hareket ettirmelisiniz ve karşınızdakine dinleme fırsatı tanımalısınız. Toplumda ellerini kollarını fazlaca savuran kişiler pek dikkate alınmazlar. Fazla el kol hareketi yapmak karşınızdaki insanın güvenini de kırabilir. vücut dilinde elden çok parmak aktif bir rol oynar. Uyarı niteliğindeki işaret parmağını kaldırmak en çok kullandığımız parmak hareketlerinden birisidir. Bunun dışında anlatmak istediğiniz bir şeyi vurgulamak için ellerimizle büyük daireler çizeriz. Bu da oldukça etkileyici bir vücut hareketi. Parmağınızı burnunuzun altında tutmak ise iyi bir dinleyici olduğunuzun kanıtıdır. Yine parmağınızı çenenizin altında tutmak, kendinize çok güvenen biri olduğunuzu gösterir.
Kendinize güvendiğinizi gösterin
Omuzlarınızın da oldukça önemli fonksiyonları vardır bu konuda. Şaşırmış izlenimini bırakmak içi omuzlarımızı kaldırırız. Karşınızdakinin sözlerini dikkate almak istemediğinizi vurgulamak içinse omzumuzu hafifçe dalgalandırırız. Otururken bir omuzu, diğerinden yüksekte tutmak ise güç ifadesidir. Karşınızdakine kendinize güvendiğinizi vurgulamak için omuzlarınızı daima dik tutun. Düşük omuzlar her zaman kaybetmenin işaretidir. vücut dili için diğer bir önemli organ ise bacaklardır. Bacak üstüne atmak kendine güvenin işaretidir. Kadınlar bacak bacak üstüne attıkları zaman ayaklarını salladıklarında, bu bir kendine güven anlamı taşıyabilir. Bacakları birleşik tutmak karşınızdaki insan tarafından zayıflık göstergesi olarak algılanabilir. Bacakları uzatıp, ayakları birleştirmek rahatlığın ifadesidir. İş görüşmelerinde en uygun pozisyon bacak bacak üstüne atmaktır. Asla iş görüşmesi yaparken bacaklarınızı birleşik tutmayın ve bacaklarınızı uzatmayın.
Kaynak:efeslight.com.tr