
son günlerde çıkan bir reklam var atm den nakit para çektiği için deli oldugu sanılarak akıl hastanesine gönderiliyor.evet aslında öyle...
kim gidip atm'den para çeker.
ben çekmem kimseye tavsiye etmem faiz oranlarının düşmediği kapalı ekonomide asıl sorun para talebi.ve devletin para politikalarıdır.ulusal kalkınma hamlalerinin yapıldıgı son günlerde asıl sorun kamu harcamalarının karşılanması için devetin borçlanmaya gitmesi eski hükümetlere bakınca yeni hükümet uzun vadeli kalkınma planında iyi adımlar attı şüphesiz her ne kadar memnun olmayanla varsada 2 hanali enfasyon tek haneli rakamlara girse tek haneli rakamlardaki rahatlama ve gelir düzeyinin artışı neticesini doguruyor buda piyasadki rahatlama neticesinde faiz oranların sürekli artışı yada zaten yüksek olan oranları sabit tutuyor.vatandaşın sırıtna binen kamu tarnsfer harcamaları vergi ile finanse edilince sonuç ortada
rahatlayan ekonomi neticesinde faiz oranları sabit kalıyor
gelir artışındaki yükseklik faizi etkiliyor.
döviz sabit kur sistemi ile deger kaybeden ytl neticesinde dış piyasalar ile rekabet gücümüz azalıyor.dvelt bankasından karşılanan kamu harcamaları aksine vatendaştan alınan vergi iel finanse edilince sonuç ortada.
bir türlü rahatlamayan ekonomi ben sizin yewrinizde olsam paramı saklarım biraz
repo öneririm ayrıca likit fon ve biliyorsanız kısa ve az alımlar ile hisse senedini takip edin derim ama bunlar için ilk önce çalışın ekmeğini koruyun.
kısa bir yorum
editör tarafından yazımıştır

İş ortamlarında, özellikle de işe alınma aşamasında, görünümüzün de önem taşıyabileceğini unutmamalısınız. Kimi işler, özellikle prezantabl görüntüye gereksinim duyar. Kimi işler de ise, görünümünüz işin kusursuz bir parçasıdır."
BAŞARI İÇİN GİYİNMEK
İş ortamlarında, özellikle de işe alınma aşamasında, görünümüzün de önem taşıyabileceğini unutmamalısınız. Kimi işler, özellikle prezantabl görüntüye gereksinim duyar. Kimi işler de ise, görünümünüz işin kusursuz bir parçasıdır. Eğer siz de böyle bir işte çalışıyorsanız ya da bu tür bir sektörde kariyer peşindeyseniz, gardrobunuzu düzenlerken bir takım kriterleri göz önüne almanız gerekebilir.
İlk izlenim, genellikle otuz saniyelik kısa bir zaman içinde edinilir. Bu izlenimler gerçeği yansıtmıyor olabilir. Ama dış görünüşümüz, tavırlarımız, duruşumuz karşımızdaki kişiye ister istemez bizimle ilgili pek çok mesaj iletir. Özgüven, ahlaki yapı, hayata bakış açısı, ekonomik düzey, eğitim düzeyi, güvenilirlik, toplumsal konum gibi kilit konularda iletilen bu mesajlar, özellikle işe alınma durumlarında çok etkili olur. Siz de eğer dış görünümün önemli olduğu bir sektörde başarı elde etmek istiyorsanız, bu tür istemsiz mesajlarınızı düzenleyerek kendinize büyük bir avantaj sağlayabilirsiniz.
Pek çok insan, güzel göründüğüne inandığında, daha özgüvenli davranır. Bazılarımız için ise rahatlık güzel görünmekten daha önemlidir. Ama iş ortamlarında hem rahatlığı, hem de şıklığı biraraya getirebiliriz.
İnsan, fiziksel özellikleri nasıl olursa olsun, kendini çekici göstermeyi başarabilir. Sonuçta her insanın ayrı bir çekiciliği vardır. Biri gözlerinin güzelliğiyle, öteki uzun boyuyla, diğeri geniş omuzlarıyla, bir diğeri ise anlamlı gülüşüyle çekicilik yaratabilir. Konu giyim kuşam oldu mu, en iyisi insanın çekici yanları ortaya çıkaracak bir biçimde giyinmesidir. Giysiler, renkleri ve modellerine göre, insan bedeninin farklı yönlerini öne çıkarabilirler. Kilo fazlası olanlar siyah, boyuna çizgili giysilerle, aşırı zayıflar da beyaz, enine çizgili giysilerle dengeyi yakalarlar.
Giyim kuşam kadar yüz ifadesi de dış görünümde önemlidir. Hoş ve ayarında bir gülümseyiş, sizin daha sıcak algılanmanızı, daha kolay iletişim kurulabilecek geçimli bir insan olduğunuzu belirtir. Pozitif ve sıcak ifadeler, karşınızdakinin sizinle iletişim kurmasını kolaylaştırır. Ancak ciddiyet gerektiren durumlarda, yüzünüzde gereksiz bir gülümsemenin oluşmaması şarttır. Yüz ifadesini, bakışları da iş ortamındaki durumlara göre dengelemek gereklidir.
Eğer iş ortamınız ciddi görünmenizi gerektiriyorsa, takım elbiseler sizin olmazsa olmazlarınızdan birine dönüşür. Kravatlar, ceketler, gömlekler profesyonel ortamların en önemli giysi kodlarıdır. Ama bazen müşterilerinizin rahat, günlük giysilerle karşınıza çıktığını görürsünüz. Bu durumlarda işiniz sizden "ortayı bulmanızı" talep eder. Yani, kumaş pantolon ve gömlek ile günü geçirebilirsiniz. En zor durumlardan biri de günlük giysilerle iş ortamının profesyonelliğini yansıtabilmektir.
İş ortamınızda mutlaka temiz, lekesiz giysiler giymelisiniz. Fermuarı bozuk, düğmesi sökülmüş, herhangi bir yerinde yırtık veya defo olan giysilerden kesinlikle kaçının. Ayakkabılarınız mutlaka temiz olmalı. Spor ayakkabı giyseniz bile, çamurlu olmamasına özen göstermelisiniz. Eğer deri ayakkabı giyiyorsanız, boyasını ihmal etmeyin, tozları düzenli olarak fırçalayın. Ofisinizde, masanızın bir çekmecesinde ayakkabı cilası ya da fırçası bulundurabilirsiniz. Logolu, mesajlı tişörtler giymekten kaçının. Göze batmanızı sağlayacak iddialı renkler de karşınızdakine abartılı gelebilir. Desenliden ziyade, çizgili ya da düz kumaşlar iş ortamlarına daha uygundur.
Giysilerinizi ütülü kullanın. Özellikle gömleklerin ve kumaş pantolonların ütüsü çok önemlidir. Oturup kalkarken de kırışmamaları için özen gösterin. Kuru temizleme gerektiren giysileri düzenli olarak temizletin. Yıpranmamaları için özen gösterin.
efeslight.com.tr

çogu kez iş yaşantısında en güzeli yaklamak isteriz.ve herşeyi yapmışızdırda.hali hazırda elimizin altında iş fikirlerimiz vardır buna eminim ama en başta bizimde yaptığımız bir çok yanlış var buna eminim,herkesin kendine göre dogruları var kendi bildikleri muhakkak altın fikirlerdir,herkesin artı özellikleri vardır en yakın arkadaşımızla kıyasladıgımızda(tabi bu arkadaş hiçbirşeye sap uydurammaış tip)ona kıyasladıkça şanlıyızdır,ve yola devametmek için üzülmeye gerek yok devam pes etmek yok tabi reha muhtar çıkıp -bu işi para kanzamak içinmi yaptınız? derse üzülmeyin karşısında şaşırmayın böyle şeyler yapar herzaman.
aslında asıl yanlışı dogru bildiklerimizde ısrar etmekle yaparız.bence he bildigimiz dogru değil en başta yanlışları amaktan çok dogrularımıza bakıp yüz çevirmeden öz eleştiri yapalım kendimize bence o zaman asıl dogruları görmeye başlarız.bence şimdi başlayın dogrularınızı yazın bir yere ve en baştan yaptıklarınıı eleştirin bence başlamak için iyi bir fikir..
(herrison ford'a kredi verilmeyişine aldırmayın.)
wordoffice