Türk ev hanımları Çin'e karşı!
Anadolu’nun birçok yerinde
özellikle kadınların yaptığı yöresel hediyelik eşyalar ihracatçıyı
harekete geçirdi. Tekel oluşturan Çin’e karşı atağa kalkan ihracatçı
Soğanlının bez bebeklerini ve Devrek’in bastonunu köylüye yaptıracak ve
paketleyip yurtdışına satacak. İDDMİB Başkanı Tahsin Öztiryaki,
“Nasrettin Hoca ve bez bebekler artık Çin’den gelmeyecek.” dedi.
Türkiye’nin
birçok yöresel hediyelik eşyasını üreten Çin’e karşı ihracatçı atağa
kalkıyor. Köylerde özellikle kadınların yaptığı yöresel ürünler ihraç
edilecek. Soğanlının bez bebeklerini kadınlar yapacak ihracatçı
paketleyip yurtdışına satacak. İstanbul Demir ve Demirdışı Metaller
İhracatçıları Birliği (İDDMİB) Başkanı Tahsin Öztiryaki, Türkiye’de
uygun şartlarda çalışacak genç, yaşlı ve kadınların olduğunu belirterek,
“Birlik olarak hediyelik eşya konusunda bir çalışmamız var. Özellikle
köylerde, kasabalarda kadınları ve gençleri çalıştıracağımız bir
organizasyonla hediyelik eşyayı katma değer olarak ihracatın içine
sokacağız.” diye konuştu. Hong Kong’da düzenlenen mutfak eşyaları
fuarında basın mensuplarıyla bir araya gelen Öztiryaki, “Fuarın yüzde
50’sini hediyelik eşya oluşturuyor. Bunlar için ağır teknolojiye ihtiyaç
yok. Ancak, organizasyona ihtiyaç var. Şu anda kendi hediyelik
eşyalarımızı bile yapmıyoruz. Nasrettin Hoca, tesbih, fes, tavla gibi
ürünlerin hepsi Çin’den geliyor. Örneğin, köylü kadınların el işlerini
fuarlara getireceğiz. Birlik olarak da 2-3 yıl içinde bu insan gücünü
çalıştıracağımız bir organizasyonla hediyelik eşyayı katma değer olarak
ihracatın içine sokacağız.” diye konuştu.Birliğin her yıl bir tasarım yarışması yaptığı bilgisini veren Öztiryaki, bu yıl bu yarışmaya hediyelik eşyayı koyduklarını belirterek, “Altyapımız hazır. İstanbul’u anlatan bir hediyelik eşya tasarlanmasını istiyoruz. Ayrıca, 2020 Olimpiyatları için de ‘ne hediyelik eşya olur’u araştırıyoruz.” şeklinde konuştu. Mutfak ve hediyelik eşyayı öne çıkaracaklarını ifade eden Öztiryaki, fuara getirilen hediyelik eşyaların hurda tahtadan, tenekeden, kırılmış odun parçalarından yapıldığına dikkat çekti. Öztiryaki, “Türkiye’nin taşından toprağından otundan bir şeyler çıkaralım istiyoruz.” dedi. Türkiye’deki mutfak eşyaları sektörüyle ilgili de bilgi veren Tahsin Öztiryaki, “Mutfak sektörünün ticareti dünyada 145 milyar dolar. Türkiye 3,9 milyar dolar ile 8’inci sırada.” diye konuştu. Öztiryaki, Türkiye’nin bu sektörde İtalya ile yarıştığını belirtti. Öztiryaki, “Biz Hindistan, Çin, Malezya veya Endonezya olmak istemiyoruz. Avrupa’ya yakın duran bir ülkeyiz. Fiyatla değil, kalite ve markayla yola çıkmak istiyoruz.” dedi. Katıldıkları fuarlarda bazı alıcıların özellikle ‘Türk malı mı?’ diye sorduğunu anlatan Öztiryaki şöyle konuştu: “Türk malının imajı çok iyi. Türk malları artık taklit ediliyor. Bunun için Çin’de bir avukatlık bürosuyla anlaştık. Mallar daha gümrükten çıkmadan tespitini sağlayacak.”
Krizdeki Yunanlı firmayı aldı, türkiye’ye taşıdı
Mutfak eşyası üreten Türk firması Evelin, 3 ay önce krize giren Yunanlı ortağını satın aldı. Hong Kong’daki fuarda stant açan Evelin’in patronu Beyhan Baycar, krizden önce yaklaşık bir milyon Euro değeri olan Yunanlı Dracor firmasını 300 bin Euro’ya alarak Türkiye’ye taşıdıklarını ve bu marka ile Yunanistan’a ihracat yaptıklarını söyledi. Yarı işlenmiş hammaddeyi İtalya’dan getirdiklerini ve İtalya’nın dev firması Robex’e üretim yaptıklarını anlatan Baycar, ürünlerinin esnekliği, +85 ve –40 dereceler arasındaki ısı dayanıklılığı, bulaşık makinesinde yıkanabilme özelliğiyle ilgi çektiğini kaydetti. Kullandıkları teknolojinin insan sağlığına zarar vermediğini dile getiren Baycar, yüzde 100 ahşap görünümlü bakteri barındırmayan ürünleri polistren hammaddesinden ürettiklerini vurguladı. Japonların ürünlerine çok büyük rağbet gösterdiğini söyleyen Evelin’in sahibi Baycar, Amerika, G.Kore, İngiltere, Kanada ve Almanya gibi gelişmiş ülkelere ihracat yaptıklarını belirtti.
kaynak:zaman