CV / Özgeçmiş
ÖZGEÇMİŞİN NİTELİGİ ve AMAÇLARI Özgeçmiş hazırlama, iş arama sürecinin en önemli aşamalarından biridir. İş görüşmesine çağrılmak, büyük ölçüde etkili bir özgeçmiş yazmaya bağlıdır. Ancak ne yazık ki özgeçmiş yazmanın standart, tüm bireyler ve firmalar için geçerli ve değişmez bir formatı yoktur. Bölüm sonunda yer alan özgeçmiş örneği size sadece bir fikir vermek amacı ile konulmuştur. Çünkü her bireyin sahip olduğu özellikler farklıdır. Ayrıca başvurulacak her pozisyon ve firma için de farklı nitelikte özgeçmiş hazırlamak gerekecektir. Yüzlerce özgeçmiş örneği verilse bile bunlar size ve pozisyona özgü durumları tam olarak karşılamayabilir. Bu nedenle çok sayıda özgeçmiş örneği vermek yerine, özgeçmiş hazırlamanın temel felsefesi ve dikkat edilmesi gereken ana noktaları belirtmeyi daha uygun buluyorum. Vereceğim bilgilerden yararlanarak "kendinize özgü" özgeçmişlerinizi hazırlayabilirsiniz. Bununla birlikte değişik özgeçmiş örneklerini, kaynakçada belirtilen kitaplarda ve birçok insan kaynakları sitesinde bulabilirsiniz. Bu bağlamda, özellikle Suat Soysal'ın "İş Ararken" kitabında uygulamaya yönelik bir çok örnek bulabileceğinizi söyleyebilirim. Ancak bu örnekleri de yalnızca fikir almak amacı ile kullanmanızı öneririm. . Özgeçmiş, bireyin çalışma yaşamı ile ilgili bilgilerini, düzenli bir şekilde işverene sunmaya yarayan bir araçtır. Diğer bir tanıma göre özgeçmiş, "bireye özgü belirli değerlerin bir araya getirildiği ve sergilendiği bir reklamdır. Tanımlardan görüldüğü üzere özgeçmiş belirli bir amaca yönelik olarak hazırlanır: İş görüşmesine çağrılmak için işvereni etkilemek! Ayrıca özgeçmişin kapsamı da belirlidir: İş yaşamına ilişkin bilgiler! Dolayısı ile özgeçmişinize hayat hikayenizi değil, başvuracağınız pozisyon ile ilgili olabilecek ve işveren tarafından önem verilebilecek bilgileri yazmalısınız. Özgeçmiş, sizi işverene tanıtan ilk araçtır. Görüşme aşamasında kendinizi daha fazla tanıtma imkanı bulabilirsiniz, ancak bunun için önce görüşmeye davet edilmeniz gerekir. Görüşmeye davet edilme ise, gönderdiğiniz özgeçmişin ilk elemeden geçmesi sonucu gerçekleşir. Bu nedenle özelliklerinizi özgeçmişinize etkili bir şekilde yansıtmak durumundasınız. Bireyin etkili özgeçmiş yazması, yanlış ve abartılı bilgilerin verilmesi olarak anlaşılmamalıdır. Tam tersine, özgeçmişinizde yanlış ve abartılı bilgilere hiç yer vermemelisiniz. Görüşme aşamasında veya daha sonra doğru olmayan bilgilerin ortaya çıkmasının sizi çok zor durumda bırakabileceğini tekrar hatırlatmak isterim. Etkili özgeçmiş yazmak, işverenin hangi bilgileri görmek istediğini sezinleyip, mevcut özelliklerinizden işveren tarafından değer taşıyabilecek olanları yazmaktır. Bu açıdan işvereni hiç ilgilendirmeyen bilgileri içeren üç sayfalık bir özgeçmiş, tamamen işverenin pozisyon için adayları değerlendirirken kullanacağı temel bilgileri içeren bir sayfalık özgeçmişten daha etkili değildir. Etkili özgeçmiş yazmak, başvurduğunuz pozisyon için uygun olduğunuz konusunda işvereni ikna etmek demektir. Bunun için önce kendinizin o pozisyon için ne kadar uygun olduğunuzu değerlendirmeniz gerekir. Eğer kendiniz o pozisyon için yeterli olduğunuza inanmıyorsanız, işvereni de ikna edemezsiniz. Tabii pozisyona uygunluğun uz u değerlendirirken gerçekçi olmalı, iş duyurusunda belirtilen iş tanımı ve nitelikleri ile gerçekçi bir şekilde belirlediğiniz yetkinliklerinizi gözönünde bulundurmalısınız. Bu arada çoğu işverenin, gerekli olmadığı halde iş niteliklerini yüksek tutma eğiliminde olduklarını da belirteyim. Etkili özgeçmiş yazmak, mevcut nitelikleriniz ve başarılarınız ile başvurduğunuz pozisyonda firmaya değer katabileceğinizi iş verene göstermek demektir. Özgeçmişinizi değerlendiren firma yetkilisi, mevcut niteliklerinize ve geçmişteki başarılarınıza bakarak, firmaya değer katabileceğiniz konusunda ikna olmalıdır. Etkili özgeçmiş yazmak, işverene özgeçmişinizin o pozisyon için hazırlandığı izlenimini vermek demektir. İdeal olarak, her başvurulan pozisyon için; firma kültürünü, iş tanımını ve iş niteliklerini gözönünde bulundurarak ayrı bir özgeçmiş hazırlamanızda yarar vardır. Ancak uygulamada bireyler genellikle tüm iş başvurularını aynı özgeçmiş ile yapmaktadır. Hele bu özgeçmiş, bir örnekten "kopyalanmış" izlenimini de veriyorsa daha da etkisizleşmektedir. Ancak özgün bir özgeçmiş yazmanın da "acayip, uçuk,kaçık" bir özgeçmiş yazmak anlamına gelmediğini de hatırlatayım. (Tabii yaratıcılığın ön planda tutulduğu reklam yazarı vb. pozisyonlar için başvurmuyor iseniz!) Özgeçmiş yazmanın temel amacı iş görüşmesine çağrılmak ise de, özgeçmişinizi iş başvurunuzda göndermek dışında farklı amaçlarla da kullanabilirsiniz. Örneğin; - Özgeçmişinizi yazarken ve güncellerken, aynı zamanda kendi değerlerinizi ortaya koymuş ve gelişmenizi izlemiş olursunuz. - Özgeçmişinizi, referans olarak belirttiğiniz kişilere verirseniz, firma yetkilileri bu kişileri aradığında sizin hakkınızda tam ve tutarlı bilgiler verebilir. - Özgeçmişinizi; akraba, tanıdık ve arkadaşlarınıza verirseniz, size ilişkin bir iş fırsatını araştırmalarına, gerektiğinde diğer kişilere sizin hakkınızda tam ve doğru bilgi vermelerine kolaylık sağlamış olursunuz. - Özgeçmişinizi, iş görüşmesinde yanınızda bulundurursanız, görüşmenin hemen öncesinde gözden geçirebilirsiniz. Ayrıca birden fazla kişi ile görüşürseniz ve ihtiyaç duyulursa yanınızdaki özgeçmişlerden verebilirsiniz. Özellikle faksla gönderilen özgeçmişlerin deforme olması sonucu görüşme sırasında orjinal bir nüshayı vermekte yarar vardır. - Öğrenci iseniz özgeçmişinizi staj başvurusunda kullanabilirsiniz. -ALINTI- CV / Özgeçmiş

İnsanın varoluşu milyonlarca yıl öncesine dayanıyor. Dil denen iletişim mucizesi ise insanın varolmasından bir hayli sonra gelişti. Bu durumda insanların birbirleriyle iletişim kurmaları için tek yol vardı, o da vücut dili kullanmaktı. vücut dili..."

VÜCUT DİLİ İLE KARŞINIZDAKİNİ ETKİLEYİN

İnsanın varoluşu milyonlarca yıl öncesine dayanıyor. Dil denen iletişim mucizesi ise insanın varolmasından bir hayli sonra gelişti. Bu durumda insanların birbirleriyle iletişim kurmaları için tek yol vardı, o da vücut dili kullanmaktı. vücut dili günümüzde ise bambaşka bir önem taşıyor. İnsan insanı sadece ağzından çıkan sözlerle değil, vücut hareketleriyle de değerlendiriyor ve yargılıyor. İnandırıcılık derecesi artık sadece sözlerimiz ve sözlerin anlamında öte, sözleri hangi hareketlerle sunduğumuza da bağlı. Önemli olan bir insanın ne söylediği değil, nasıl söylediğidir. Vücut dili ile ilgili kurslar ve kitaplar bile var. Dolayısıyla vücut dilini öğrenmek artık bu yüzyılda herkesin bilmesi gereken bir iletişim sanatı haline geldi…

Vücudunuzu kontrol altında tutun

Psikologların yıllarca üstünde çalışmalar yaptıkları vücut dili kullanımına göre ikiye ayrılır: İstemsiz vücut dili ile istemli vücut dili. Her insan karşısındakine bir şeyler anlatırken ellerini, kollarını, kaşlarını, göz kapaklarını, ağzını hatta bacaklarını farklı şekillerde hareket ettirir. Bu aslında beynimizin vücut organlarımıza gönderdiği sinyallerle ilgilidir. Bu tamamen istemsiz gelişen bir durumdur ve buna istemsiz vücut dili denilir. İstemli vücut dilinde ise insan bir taraftan konuşurken, diğer taraftan da karşımdakini nasıl daha iyi ikna edebilirim ya da etkileyebilirim düşüncesiyle yola çıkarak bilerek ve istemli olarak vücut dilini kullanması durumudur. Her ikisi de çok önemlidir, çünkü bir taraftan hem istemsiz vücut dilimizi kontrol altında tutmaya çalışmalı, diğer taraftan da daha etkili vücut dili kullanmanın püf noktalarını öğrenmeliyiz.

Etkileyici bakın

Vücut dili için en önemli organlar sırasıyla gözler, eller, ağız, omuzlar ve bacaklar. Bunun dışında burun kıvırtmak, dil çıkartmak, göğüs bölgemizi hareket ettirmek gibi küçük detaylar da çok önemlidir. İnsanın en anlamlı organı gözlerdir. Gözler her şeyi anlatır zaten, dolayısıyla vücut dili için gözler ilk sırada gelir. Kısık gözlü bakışlar insana şüpheyi, açık gözler merakı, derin bakışlar dikkati, eğik bakışlar üzüntüyü anlatır. Göze bağlı olarak kaşlar da hareket edecektir. Kaş çatmak insana kızdığınızı anlatır, kaşlarınızı bir hilal şeklinde kaldırmak karşınızdakine meraklı olduğunuz izlenimini bırakır. Dikkat etmeliyiz, gözlerimiz karşısındakini dinlerken veya siz karşınızdakine bir şey anlatırken asla boş bakmamalıdır. Karşınızdakini gözlerinizle çok iyi etkileyebileceğinizi asla unutmayın.

Eller çok önemli

Ellerimizi ikinci derecede çok önemlidir. Gözlerine ve bakışlarına fazla güvenmeyen insanın başvurduğu bir yoldur, elleriyle karşısındakini etkilemek. Bu konuda dikkat etmeniz gereken bazı noktalar var. Ellerinizi kontrollü hareket ettirmelisiniz ve karşınızdakine dinleme fırsatı tanımalısınız. Toplumda ellerini kollarını fazlaca savuran kişiler pek dikkate alınmazlar. Fazla el kol hareketi yapmak karşınızdaki insanın güvenini de kırabilir. vücut dilinde elden çok parmak aktif bir rol oynar. Uyarı niteliğindeki işaret parmağını kaldırmak en çok kullandığımız parmak hareketlerinden birisidir. Bunun dışında anlatmak istediğiniz bir şeyi vurgulamak için ellerimizle büyük daireler çizeriz. Bu da oldukça etkileyici bir vücut hareketi. Parmağınızı burnunuzun altında tutmak ise iyi bir dinleyici olduğunuzun kanıtıdır. Yine parmağınızı çenenizin altında tutmak, kendinize çok güvenen biri olduğunuzu gösterir.

Kendinize güvendiğinizi gösterin

Omuzlarınızın da oldukça önemli fonksiyonları vardır bu konuda. Şaşırmış izlenimini bırakmak içi omuzlarımızı kaldırırız. Karşınızdakinin sözlerini dikkate almak istemediğinizi vurgulamak içinse omzumuzu hafifçe dalgalandırırız. Otururken bir omuzu, diğerinden yüksekte tutmak ise güç ifadesidir. Karşınızdakine kendinize güvendiğinizi vurgulamak için omuzlarınızı daima dik tutun. Düşük omuzlar her zaman kaybetmenin işaretidir. vücut dili için diğer bir önemli organ ise bacaklardır. Bacak üstüne atmak kendine güvenin işaretidir. Kadınlar bacak bacak üstüne attıkları zaman ayaklarını salladıklarında, bu bir kendine güven anlamı taşıyabilir. Bacakları birleşik tutmak karşınızdaki insan tarafından zayıflık göstergesi olarak algılanabilir. Bacakları uzatıp, ayakları birleştirmek rahatlığın ifadesidir. İş görüşmelerinde en uygun pozisyon bacak bacak üstüne atmaktır. Asla iş görüşmesi yaparken bacaklarınızı birleşik tutmayın ve bacaklarınızı uzatmayın.

Kaynak:efeslight.com.tr

En son eklenen haberler.