Bir dönem neredeyse bitme
noktasına gelen keçi yetiştiriciliğine ilginin artmasına bağlı olarak,
çiftlik ve hayvan sayısı da hızla artıyor.
Türkiye'de dört yıl önce 1 milyonun altına doğru giderken üretim ivmesi hızla yukarı döndü ve 2012 itibariyle keçi varlığı sayısı 3.5 milyona dayandı. Devletin tarım işletmesi TİGEM de Ceylanpınar İşletmesi’ne damızlık keçi yatırımı kararı aldı.
Bir dönem ormanları bitiriyor, sütü, peyniri işe yaramıyor diye keçiler, keçi yetiştiriciliği bitme noktasına gelmişti. Ancak son yıllarda bu durum değişti. Keçilerin ormanları bitirdiği değil, güçlendirdiği, tırnaklarıyla tohumları toprağa gömdüğü farkedildi. Dahası diğer hayvanların yetişemediği kayalıklara tırmanıp endemik filizlerle beslendiği, sütünün daha aromalı ve anne sütüne daha yakın olduğu farkedildi. Buna bir de 'kansere iyi geldiği' söylentisi eklendi... İşte bu gelişmeler bitme noktasına gelen keçi yetiştiriciliğinde patlamaya yol açtı. Piyasada adeta bir 'keçi sütü, peyniri vakası' yaşanıyor. 2009 yılına kadar sürekli azalan ve dibe vuran keçi sütü talebi ve keçi miktarı, o yıldan itibaren yeniden yükselişe geçti. Sayısı ve üretilen süt miktarı ikiye katlandı.
2009’dan beri üretim artıyor
Keçi sütü üretimiyle ilgili Dünya’ya bilgi veren Ambalajlı Süt Ve Süt Ürünleri Sanayicileri Derneği (ASÜD) Genel Sekreteri Dr. İsmail Mert, 2009'a kadar azalan keçi sayısı ve süt miktarının bu yıldan itibaren artmaya başladığını ifade etti.
2012 yılında keçi adedinin 3 milyon 439 bin 708’e çıktığını aktaran Mert, “Elde edilen süt miktarı da 367 bin 208 ton oldu. Zaten geleneksel olarak yapılan Maraş dondurması da tamamen keçi sütünden yapılıyor. Yine geleneksel olarak yapılan Ezine peynirinin içinde mutlaka keçi sütü katılıyor. Hem keçi sütü ve hem de keçi peynirleri giderek raflarda yerlerini alıyor. Süt ve süt ürünü üreticisi firmalar keçi sütü ile ilgili yeni yatırımlar yapıyor. Mado ve Natura Gıda Ülker Golf tamamen keçi sütünden dondurma yapmak üzere keçi çiftlikleri kurdu. Ayrıca Türer Bitkisel Üretim Hayvancılık firması da keçi sütünde peynir yapmak üzere keçi çiftliği kurdu. TİGEM'in yapmış olduğu keçi yetiştiriciliği yatırımları, sektörü keçi sütü açısından olumlu etkiliyor, sektörün gelişmesine olumlu katkı yapıyor.”
Üretim 20 kat artsa dünyada etkin oluruz
İnsanların keçi sütü tüketmeleri için öncelikle o sütün yüzde 100 saf olduğuna inanması gerektiğine dikkat çeken İzmir Damızlık Koyun- Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Özer Türer, her geçen gün keçi sütüyle ilgili bir haberin çıktığını ve haberin ardından aynı hafta içerisinde keçi sütü ve ürünlerine talebin arttığını ifade etti. Küçükbaş çiftliği yatırımlarının geçen yıl 3 kat arttığının da altını çizen Türer, “Ama doğru damızlık bulunamayınca bu artış sınırlı kalıyor. Keçi sütü bugünkü üretiminin 20 katı olsa, hem Türkiye pazarında hem dünya pazarında etkisi daha fazla olacak. Zaman içerisinde bu gerçekleşecek” diye konuştu. Türer, eskiden keçi sütünün koktuğunun düşünüldüğünü söyleyerek, bugün bu yargının yanlış olduğunun anlaşılması üzerine keçi sütü arayışlarının arttığını bildirdi.
Kırda otlayan keçinin sütü iyidir
Keçinin eskiden bu yana orman düşmanı ilan edildiğine dikkat çeken Muratbey Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Necmi Erol, şöyle konuştu: “Yıllarca keçiyi tu kaka ettik. Hayatımızdan çıkardık, sildik. Kuş gribi vakası gibi bir keçi vakası oldu. Az daha hepsini imha edecektik. Gözümüzde çok kötü hale gelmişti. Sonra farkettik ki orman için aslında çok yararlı. Tırnaklarıyla tohumları gömüyor. En kısa otları otlayabiliyor. Özelliği şu ki en sarp yerlere tırmanıyor, yükseklerdeki, diğer hayvanların ulaşamadığı yerlerdeki filizleri, aromatik bitkileri otluyor. Şimdi son yıllarda çok revaçta oldu. Doğallık çağrıştırıyor. Keçi sütü niteliği itibariyle anne sütüne yakın. Yatırımlar yapılıyor, yetiştiriciliği artıyor. Ancak keçi doğada o filizleri, aromatik bitkileri otlayabildiğinde özelliklidir. Yoksa çiftlikte yemle beslenen keçiden bahsetmiyorum. Kırda bayırda otlayan keçinin sütü iyidir, hazır yemli keçi değil. Onun sütünün inekten farkı yoktur. Yatırımlar oluyor, 300 – 500 keçi alan çiftlik kuruyor. Şimdi gündemimizde başka konular var. Nefes aldığımızda biz de yatırım yapacağız.”
TİGEM damızlık keçi yetiştirecek
Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü (TİGEM) keçi yetiştiriciliğiyle ilgili projesini şöyle duyurmuştu: “Son yıllarda keçi sütü ürünlerine olan talebin artmasıyla birlikte fazla miktarda gelen damızlık keçi taleplerinin karşılanması amacıyla, süt verimi yönüyle öne çıkan ve ülkemiz ekolojisine uyum sağlayabilecek ırkta, Ceylanpınar İşletmesinde 2013 yılında bin ana başlık tesis yapımına başlanılmış ve bin baş damızlık keçi alımı ile damızlık yetiştiriciliğine başlanılacaktır.”
Dünya
Türkiye'de dört yıl önce 1 milyonun altına doğru giderken üretim ivmesi hızla yukarı döndü ve 2012 itibariyle keçi varlığı sayısı 3.5 milyona dayandı. Devletin tarım işletmesi TİGEM de Ceylanpınar İşletmesi’ne damızlık keçi yatırımı kararı aldı.
Bir dönem ormanları bitiriyor, sütü, peyniri işe yaramıyor diye keçiler, keçi yetiştiriciliği bitme noktasına gelmişti. Ancak son yıllarda bu durum değişti. Keçilerin ormanları bitirdiği değil, güçlendirdiği, tırnaklarıyla tohumları toprağa gömdüğü farkedildi. Dahası diğer hayvanların yetişemediği kayalıklara tırmanıp endemik filizlerle beslendiği, sütünün daha aromalı ve anne sütüne daha yakın olduğu farkedildi. Buna bir de 'kansere iyi geldiği' söylentisi eklendi... İşte bu gelişmeler bitme noktasına gelen keçi yetiştiriciliğinde patlamaya yol açtı. Piyasada adeta bir 'keçi sütü, peyniri vakası' yaşanıyor. 2009 yılına kadar sürekli azalan ve dibe vuran keçi sütü talebi ve keçi miktarı, o yıldan itibaren yeniden yükselişe geçti. Sayısı ve üretilen süt miktarı ikiye katlandı.
2009’dan beri üretim artıyor
Keçi sütü üretimiyle ilgili Dünya’ya bilgi veren Ambalajlı Süt Ve Süt Ürünleri Sanayicileri Derneği (ASÜD) Genel Sekreteri Dr. İsmail Mert, 2009'a kadar azalan keçi sayısı ve süt miktarının bu yıldan itibaren artmaya başladığını ifade etti.
2012 yılında keçi adedinin 3 milyon 439 bin 708’e çıktığını aktaran Mert, “Elde edilen süt miktarı da 367 bin 208 ton oldu. Zaten geleneksel olarak yapılan Maraş dondurması da tamamen keçi sütünden yapılıyor. Yine geleneksel olarak yapılan Ezine peynirinin içinde mutlaka keçi sütü katılıyor. Hem keçi sütü ve hem de keçi peynirleri giderek raflarda yerlerini alıyor. Süt ve süt ürünü üreticisi firmalar keçi sütü ile ilgili yeni yatırımlar yapıyor. Mado ve Natura Gıda Ülker Golf tamamen keçi sütünden dondurma yapmak üzere keçi çiftlikleri kurdu. Ayrıca Türer Bitkisel Üretim Hayvancılık firması da keçi sütünde peynir yapmak üzere keçi çiftliği kurdu. TİGEM'in yapmış olduğu keçi yetiştiriciliği yatırımları, sektörü keçi sütü açısından olumlu etkiliyor, sektörün gelişmesine olumlu katkı yapıyor.”
Üretim 20 kat artsa dünyada etkin oluruz
İnsanların keçi sütü tüketmeleri için öncelikle o sütün yüzde 100 saf olduğuna inanması gerektiğine dikkat çeken İzmir Damızlık Koyun- Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Özer Türer, her geçen gün keçi sütüyle ilgili bir haberin çıktığını ve haberin ardından aynı hafta içerisinde keçi sütü ve ürünlerine talebin arttığını ifade etti. Küçükbaş çiftliği yatırımlarının geçen yıl 3 kat arttığının da altını çizen Türer, “Ama doğru damızlık bulunamayınca bu artış sınırlı kalıyor. Keçi sütü bugünkü üretiminin 20 katı olsa, hem Türkiye pazarında hem dünya pazarında etkisi daha fazla olacak. Zaman içerisinde bu gerçekleşecek” diye konuştu. Türer, eskiden keçi sütünün koktuğunun düşünüldüğünü söyleyerek, bugün bu yargının yanlış olduğunun anlaşılması üzerine keçi sütü arayışlarının arttığını bildirdi.
Kırda otlayan keçinin sütü iyidir
Keçinin eskiden bu yana orman düşmanı ilan edildiğine dikkat çeken Muratbey Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Necmi Erol, şöyle konuştu: “Yıllarca keçiyi tu kaka ettik. Hayatımızdan çıkardık, sildik. Kuş gribi vakası gibi bir keçi vakası oldu. Az daha hepsini imha edecektik. Gözümüzde çok kötü hale gelmişti. Sonra farkettik ki orman için aslında çok yararlı. Tırnaklarıyla tohumları gömüyor. En kısa otları otlayabiliyor. Özelliği şu ki en sarp yerlere tırmanıyor, yükseklerdeki, diğer hayvanların ulaşamadığı yerlerdeki filizleri, aromatik bitkileri otluyor. Şimdi son yıllarda çok revaçta oldu. Doğallık çağrıştırıyor. Keçi sütü niteliği itibariyle anne sütüne yakın. Yatırımlar yapılıyor, yetiştiriciliği artıyor. Ancak keçi doğada o filizleri, aromatik bitkileri otlayabildiğinde özelliklidir. Yoksa çiftlikte yemle beslenen keçiden bahsetmiyorum. Kırda bayırda otlayan keçinin sütü iyidir, hazır yemli keçi değil. Onun sütünün inekten farkı yoktur. Yatırımlar oluyor, 300 – 500 keçi alan çiftlik kuruyor. Şimdi gündemimizde başka konular var. Nefes aldığımızda biz de yatırım yapacağız.”
TİGEM damızlık keçi yetiştirecek
Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü (TİGEM) keçi yetiştiriciliğiyle ilgili projesini şöyle duyurmuştu: “Son yıllarda keçi sütü ürünlerine olan talebin artmasıyla birlikte fazla miktarda gelen damızlık keçi taleplerinin karşılanması amacıyla, süt verimi yönüyle öne çıkan ve ülkemiz ekolojisine uyum sağlayabilecek ırkta, Ceylanpınar İşletmesinde 2013 yılında bin ana başlık tesis yapımına başlanılmış ve bin baş damızlık keçi alımı ile damızlık yetiştiriciliğine başlanılacaktır.”
Dünya
Fakirin ineği olarak bilinen keçi, anaç sürü olarak kritik eşiğin altına düştü ne yazık ki. Dünya keçi varlığı sayısal olarak ikiye katlanırken, keçinin kıymetini tüm dünya algılarken, ülkemizde keçi varlığı, 15 milyondan 5 milyonun altına indi. Oysa keçinin ekonomiye kazandırdığı çalılı meralar hala yerinde duruyor.
Kırsal kesimde sıfır sermaye ile para kazandıran neredeyse tek üretim dalı olarak bilinen keçi yetiştiriciliği, başta orman dikim alanlarının yoğunlaşması ve alan kullanımı itibariyle keçiye ayrılan meraların daralması, insanımızı keçi yetiştiriciliğinden önemli derecede uzaklaştırdı. Orman köylülerinin ana geçim kaynağını oluşturan keçi yetiştiriciliği, zaman içerisinde geri dönüşümü zor bir şekilde kendini tasfiye etmeye başladı. Çobanlığı, keçi yetiştiriciliğini bırakan, farklı sektörlerde geçimini temin etmek üzere köyünden uzaklaşan insanları tekrar keçi yetiştiriciliğine döndürmek imkânsız artık.
Gelişmiş ülkelerde keçi yetiştiriciliği neredeyse numune olarak kaldı. AB ülkelerinin tamamında keçi yetiştiriciliği neredeyse hobi olarak yapılıyor ve geçim kaynağı olmaktan uzak. Endüstrinin yoğun insan çektiği bu ülkelerde gelinen nokta aslında doğal. Tarımla geçimini temin eden nüfus da zaten toplam nüfus içerisinde % 3’ün altına inmiş durumda. Oysa bizim durumumuz oldukça farklı ve hala 20 milyon insan tarımdan geçiniyor. Hal böyle olunca emek yoğun faaliyetlerin devam ediyor olması gerekir. Küçük işletmeleri bir anda tasfiye etmenin, sosyal problemleri çoğaltmanın anlamı yoktur.
Kaybolmaya yüz tutan keçi yetiştiriciliği büyük sektörler halinde geri dönecek gibi görünüyor. Keçi yetiştiriciliğini bırakanların önemli bir kısmı da işçiliği çok, zahmeti fazla diye kültür ırkı sığır yetiştiriciliğine yönelmişti. Bunun için devlet de Or-Köy projesiyle ciddi çalışmalar yapmıştı. Teknolojinin gelişmesiyle keçi yetiştiriciliği de artık modern, entansif şartlarda yapılabiliyor ve ekonomik olarak meraya dayalı olan kadar olmasa da yine de kazandırıyor.
Dünyanın kurak ve yarı kurak iklim rejimi içerisinde kısa boylu ağaççık ve çalılardan oluşan maki bitki örtüsüyle adeta birliktelik sağlamış olan keçi yetiştiriciliğinin tekrar desteklenmesi, anaç sürü sayısının kritik eşikten daha yukarılara çıkarılması gerekmektedir. Halihazırda taslak olarak Çevre ve Orman Bakanlığının web sayfasında bulunan taslakta, keçi yetiştiriciliğinin önünü açacak, orman köylüsünün geçim şartlarını iyileştirecek kolaylıklara daha fazla yer vermek lazım.
Türkiye’nin AB ülkeleriyle en önemli farklılıklarından biri olan küçük ve orta ölçekli çiftçi varlığının avantaja dönüştürülmesi aslında küçükbaş hayvan yetiştiriciliğinin desteklenmesinden geçmektedir. İnek sütüne ait ürünleri sokamadığımız Avrupa Birliğine, özenle hazırlanmış, hijyenik şartlarda üretilmiş koyun ve keçi sütüne ait ürünlerle girmek bir yana, yok satarız.
YAZAN;SnProf.Dr.Harun BAYTEKİN Çanakkale Onsekizmart Üniversitesi
Saanen keçisi Avrupa ve bazı ülkelerde saf olarak yetiştirilen bir süt keçisidir.Ülkemizde kıl keçisi ve malta keçisi melezleri olarak yetiştirilmektedir.Saanen keçisine ülkemizde zana keçisi,zanen keçisi,sanem keçisi İsviçre süt keçisi olarakda adlandırılmışlardır.Saanen keçisi özellikleri bakımında bir süt keçisidir.İsviçre’de saanen keçisi 3-5 lt,ortalama süt verimi ve 1.7-1.8 oğlak verimi olan bir süt keçisi çinsidir.Türk saanen keçisi olarak isimlendirlen melez(kırma) saanen keçileri süt verim ortalaması 1.5-2 lt ortalamayı en iyi saanen sürüleri ançak ulaşmaktadır.Saanen keçisi verim özelliklerini yükseltmek için suni tohumlama yaptırılması tek secenektir.Suni tohumlamada keçilerde pahalı ve zor bir uygulamadır.

